Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4890 E. 2024/6954 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4890
Karar No
2024/6954
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/1156 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/261 E., 2021/219 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine başlattıkları Çarşamba İcra Dairesi'nin 2009/2538 E. sayılı dosyasının takipsizlik nedeniyle düştüğünü, dosyanın 2012/1371 E. sayısını alarak yenilendiğini ancak davalı tarafın Çarşamba 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/47 E. sayılı davasını açarak icranın geri bırakılması kararı aldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmadığını, geçici aciz vesikası, tasarrufun iptali davası ve 100.maddeye yarar bilgi verilmesi nedeniyle zamanaşımının kesildiğini belirterek 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi (a-2) maddesi gereğince Çarşamba İcra Dairesi'nin 2012/1371 E. sayılı dosyasının ve icra dosyasına dayanak bononun zamanaşımına uğramadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu, 16.04.2012 ile 16.04.2015 tarihleri arasında Çarşamba İcra Dairesi'nin 2012/1371 E. sayılı dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığını, zamanaşımının kesilmediğini, tasarrufun iptali veya geçici aciz vesikası alınmasının zamanaşımını kesmeyeceğini, zamanaşımının 20 yıl olmadığını, 100.maddeye yarar bilgi toplanmasının da icra takip işlemi olmadığından zamanaşımını kesmeyeceğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2012/1371 E. sayılı takibinin dayanağının bono olduğu, takibin borçlu ... bakımından 07.06.2009 tarihinde kesinleştiği, yerleşmiş yargı içtihadında da belirtildiği üzere geçici aciz vesikası alınmasının veya tasarrufun iptali davası açılmasının zamanaşımını kesen işlemlerden olmadığı, 2004 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesi gereği yapılan icra işlemlerinin de icra takip işlemi olmadığından zamanaşımını kesmeyeceği, icra dosyasında zamanaşımının en son 16.04.2012 tarihinde haciz talebinde bulunulmasıyla kesildiği ve yeniden başladığı, davalı borçlu tarafından Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan takibin iptali talepli davanın zamanaşımını kesemeyeceği, 16.04.2012 tarihi ile 16.04.2015 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkemece verilen kararda ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi atfıyla aynı Kanunun 33/a maddesine dayalı borcun zamanaşımına uğramadığı iddiasına dayalı tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4890, K. 2024/6954, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4890-e-2024-6954-k-09306fbc1ecf