Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4889 E. 2024/6757 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4889
- Karar No
- 2024/6757
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2055 Esas, 2023/851 karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/403 E., 2021/534 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.03.2016 tarihinde Esenyurt'tan Büyükçekmece'ye gitmek üzere davalının kullanmış olduğu minibüse bindiğini, Büyükçekmece'ye geldiğinde minibüsten ineceği sırada kapıya sıkıştığını ve yerde sürüklendiğini, müvekkilinin bacağını kaybetmek üzere olduğu fark edilerek ameliyata alındığını, müvekkilinin ameliyat olmasına rağmen bacağının bir türlü iyileşemediğini ve malul kaldığını, davacının çalışamaması nedeniyle evin ihtiyaçlarının komşu ve akrabaları tarafından karşılandığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 09.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 282.052,43 TL artırarak toplam maddi tazminat talebini 282.752,43 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın iddia edildiği biçimde gerçekleşmediğini, davacının minibüse yetişmek isterken düştüğünü, davalının davacıya yardım edip hastaneye götürdüğünü, mağdur olmaması için ona 3.500,00 TL para verdiğini, davacının malul kalmadığını, zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, olayla ilgili davacının anlatımına itibar edildiği, bu anlatıma göre bilirkişi raporu da gözetilerek davalının %87,5 kusurlu kabul edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora göre davacının %46,2 iş gücü kaybına uğradığı, iyileşme süresinin 14 aya kadar uzayabileceği, davacının asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği, maddi tazminat hesabı yönünden aktüerya bilirkişisinden rapor alındığı, haksız fiil tarihi, paranın alım gücü, davacının yerde sürüklenerek yaralanması şeklinde gerçekleşen eylemlerin vahameti ve travmatik oluşu, hükmedilecek tazminatın caydırıcılığı ilkesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları gözetilerek davacı lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 269.137,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 13.615,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 75.000,00 TL manevi tazminatın ve 100,00 TL bakıcı giderinin 14.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, tedavi ve yol giderleri bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı, kazanın mahkemenin kabulünün aksine, minibüsten inen davacının fikir değiştirip tekrardan minibüse ulaşmaya çalıştığı sırada düştüğünü, davacının bu hususu şikayet dilekçesinde de ikrar ettiğini ileri sürdüğünü, davacının, Büyükçekmece CBS'ye hitaben yazdığı şikayet dilekçesinde yanlış durakta inmesi üzerine araca tekrardan hamle yaptığını, o sırada minibüsün hareket ettiğini ifade etmiş ise de ifadesinin devamında minibüse asılı kalarak 10 metre sürüklendiğini, davalının telefonla konuşması nedeniyle kendisini fark etmediğine yönelik açıklamalarda bulunduğu dikkate alındığında davacının şikayet dilekçesindeki ifadesinin mahkemenin kabulü ile çelişkili olmadığı, taraftan kaza olayı nedeniyle davacının kalçasından iki kere ameliyat geçirdiği, kendisine kalça protezi takıldığı hususları ile maluliyetin boyutu nazara alındığında kaza olayının davacının anlatımına uygun olarak gerçekleştiğinin ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının kazanın meydana gelmesinde % 87,5 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının kaza nedeniyle geçici olarak çalışamayacağı sürenin 14 ay olduğunun belirtildiği, geçici iş göremezlik döneminde kazalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelirin karşılanması söz konusu olup davacının kazadan önce işinin bulunup bulunmamasının önemli olmadığı, bu nedenle davacının geçici iş göremez kaldığı dönemde iş gücünün tamamınından yoksun bulunduğu kabul edilerek %100 malul olduğu kabul edilerek hesap yapılması, sürekli iş göremezliğe girdiği tarihten itibaren ise % 46,2 maluliyet oranı üzerinden hesap yapılaması ve davacının kusuru oranında indirim yapılarak sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının bir miktar fazla olduğu, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf nedenlerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 269.137,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 13.615,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 45.000,00 TL manevi tazminatın, 100,00 TL bakıcı giderinin 14.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, tedavi ve yol giderleri bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Dosya içeriğine göre, dava konusu edilen manevi tazminat talebi 100.000,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen manevi tazminat miktarı 45.000,00 TL olup davacı vekilince temyize konu edilen meblağ 55.000,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, (1) davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.