Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4852 E. 2024/6678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4852
- Karar No
- 2024/6678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1090 Esas, 2023/1096 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/115 E., 2023/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı 2012 model Mercedes-Benz Axor 1840 LS ES Çekici ve ... plakalı 2008 model Scania R124 GA çekici satın aldığını, anlaşılan tutarın ödendiğini, araçlar alınırken araçlar üzerinde Türkiye Vakıflar Bankası lehine rehin bulunduğunu, davalı şirketin bankaya olan borcunu ödeyeceğini, müvekkili şirkete borçtan dolayı herhangi bir zarar ve sorumluluk gelmeyeceğini, rehinin kaldırılacağını taahhüt ettiğini, ancak borçlu şirketin borcunu ödememesi neticesinde araçların icra yoluyla satıldığını, bu nedenle müvekkilinin mağduriyet yaşadığını, satış sözleşmesinin konusuz kalması ve davalının sebepsiz zenginleşmesi sonucu müvekkiline olan borcunun devam ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine Amasya İcra Müdürlüğünün 2020/4254 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketçe takibe itiraz edildiğini, yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamına karar verilmesini, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının söz konusu araçları rehinli olduklarını bilerek müvekkili şirketten satın aldığını, davacı tarafın araçların rehinli olduğundan haberdar olduğunu, davacı tarafın araçlar üzerindeki rehine konu borcu ödemeyi taahhüt ettiğini, bu hususta davacı şirket ile Türkiye Vakıflar Bankası arasında yapılandırma yapıldığını ve yapılandırmanın ilk taksitini de davacı şirketin ödediğini, daha sonraki ödemeleri davacı şirketin ödemediğini, yine davacının bu durumu bilerek araçları da piyasa değerinin aşağısına satın aldığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafın icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğundan takibe konu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ".... açık ayıbı bilen veya bilmesi gereken alıcı, satıcı ayrıca garantide bulunmamış ise ayıp hükümlerine dayanamaz. Davacı taraf davalı tarafça bankaya olan borcun ödeneceğinin garanti edildiği iddia edilmiş ise de bu iddiayı ispat için yeterli delil dosya kapsamına sunulmamıştır. Davacı tarafça yemin deliline dayanıldığından yargılamanın 24.01.2023 tarihli celsesinde, dava konusu araçların satışı sırasında araçlar üzerindeki rehnin dayanağı olan banka alacağının ödeneceğinin davalı tarafça ayrıca taahhüt edilip edilmediği hususunda yemin deliline başvurulup başvurulmayacağının bildirilmesi için davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafça 02.02.2023 tarihli beyan dilekçeleri ile yemin deliline başvurmayacakları bildirilmiştir. Bu durumda rehinle yükümlü olan 2 adet aracı bilerek satın alan davacının, satıcı tarafından ayıba karşı sorumluluğu ayrıca üstlendiği ispatlanamadığından uğradığı zararın tazminini davalıdan talep edemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirketin davaya konu araçları üzerindeki takyidatları ile satın aldığının anlaşılmasına, açık ayıbı bilen veya bilmesi gereken alıcının, satıcı ayrıca garantide bulunmamış ise ayıp hükümlerine dayanamayacak olmasına, davacının rehinli olan araçları alırken davalı tarafça bankaya olan borcun ödeneceğinin garanti edildiği yönündeki iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamamış olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat talebiyle açılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.