Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4875 E. 2024/6850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4875
- Karar No
- 2024/6850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1339 Esas, 2023/1178 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2023/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından 10.07.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile davalı Nurem A.Ş.' ye kredi kullandırıldığını, aynı tarihli müteselsil kefalet sözleşmesi ile diğer iki davalının bu krediye müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, davalıların kredi borcunu ödememesi nedeniyle hesaplarının kat edildiğini, davalılar tarafından tahsilinde risklerine mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya teslim edilen 10.05.2017 keşide, 09.12.2019 ödeme tarihli 6.000.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin kredi alacaklarının tahsilini teminen İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/15737 E. sayılı dosyası ile işleme konduğunu, davalı-borçluların ödeme emrinin ve takibin iptalini talep ettiklerini, icra takibinin davacı borçlular yönünden durdurulmasına karar verdiğini, kararın onanarak kesinleştiğini, bu karar üzerine ... olan İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15737 E. sayılı dosyası üzerinden icra takip işlemlerine devam edebilmek için işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararı ile durdurulmuş olan İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15737 E. sayılı dosyasına konu takibin işbu icra dosyası üzerinden devam etmesini teminen davalı-borçlulardan olan alacaklarının tespiti ile durdurma kararının kaldırılmasına, alacaklarının faiz ve sair ferileri ile tahsiline ve işlemlerinin İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15737 E. sayılı dosyası üzerinden devamına, davalı - borçluların alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/15737 E. sayılı dosyası ile teminat senedini kambiyo senediymiş gibi takibe koyarak icra takibine giriştiğini, teminat senedinin bir kambiyo senedi olmadığından teminat senediyle kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağını, bunun yerine genel haciz yoluyla yasal takip yapılabileceğini, dosyadaki takip yolunun hukuka aykırı olduğunu, davacının normal alacak davası açması ve alacaklı çıkarsa ilam takibi yapması gerektiğini, davacının tespit davası değil eda davası açması gerektiğini, müvekkillerinin davacı bankaya böyle bir borçlarının olmadığını, bu hususta çekilen ihtarnamelere taraflarınca itiraz edildiğini, bankanın alacak iddiası ve alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen alacağın olması gerekenden fazla olduğunu, davacının faiz talep ettiğini ancak talep ettiği faiz oranını belirtmediğini, dava eda davası olmadığından faiz talebinin gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın teminat senediyle kambiyo senedine mahsus icra takibi yaptığını, taraflarınca haklı olarak açılan dava neticesinde senedin teminat senedi olmadığının ortaya çıktığını ve davalarının kabulüne karar verildiğini, alacak-borç ilişkisinin yargılamayı gerektirdiğini savunarak davanın ve inkar tazminatı talebinin reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça dava dilekçesinde mahkeme kararı ile durdurulmuş olan İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/15737 E. sayılı dosyasına konu takibin iş bu icra dosyası üzerinden devamını teminen davalılardan olan alacaklarının tespiti ile durdurma kararının kaldırılmasına, alacaklarının faiz ve sair ferileri ile tahsiline ve işlemlerinin İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/15737 E. sayılı dosyası üzerinden devamına, davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği, davanın İİK 169/a-5 maddesi kapsamında açılmış alacak davası olduğu ve arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, 7155 Sayılı Yasa'nın 23. Maddesiyle eklenen 6325 sayılı Yasa'nın Değişik 18/A-2 Maddesine göre davadan önce ara buluculuğa başvurulması gerektiği, ancak iş bu davanın ara buluculuğa başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığı, arabuluculuğa başvuru şartının HMK 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169 uncu maddesinin (a) bendinin beşinci fıkrası. 3.6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (A) bendinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.