Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4793 E. 2024/6689 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4793
Karar No
2024/6689
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/177 Esas, 2023/1359 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/797 E., 2021/579 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Konya 12.İcra Müdürlüğü 2018/8296 E. sayılı icra takibi dosyası ile icra takibine konu ettiğini bononun müvekkili şirketi borçlandırmaya tek yetkili ve müvekkili şirketin tek ortağı bulunan ... ...'un imzası taklit edilmek suretiyle sahte olarak ve şirket temsilcisinin oğlunun korkutma/aldatma suretiyle attığı imza keşide edilip takibe konulduğunu, davalı ile davacının hiçbir ticari ilişkisi olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 1.000.000,00 TL’nin %20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların tamamen gerçek dışı olup haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davacı şirket ile müvekkilinin yaklaşık 7-8 yıldır temelden daire alım-satım ilişkisi kurduklarını, davacı şirket yetkilisi ... ...'un Konya 1.Noterliği'nin 18.08.2017 tarih ve 10075 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamesi ile sözleşmede imzası bulunan oğlu ... ...'a taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi yapmaya ve imzalamaya, sözleşme bedelini dilediği gibi tespit ve tayin yetkisi verdiğini, sözleşmedeki imzanın sözleşmeyi imzalamaya yetkili ... ...'a ait olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... ..., daire alım ve satım işlerini ve diğer faaliyetlerini oğlu ... ... üzerinden yürüttüğünü, ... ...'un, kötü niyetle hareket ederek oğlu ... ...’a verdiği yetkileri göz ardı ederek haksız menfaat sağlamak istediğini, icra takibine konu olan 28.11.2017 tarihli daire satış sözleşmesine yapılan imza itirazının davalı şirket yetkilisi ... ...’un kötü niyetini açıkça gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının takibe konu bonodaki imzanın davacı şirketin tek ortağı bulunan ... ...'a ait olmadığını iddia ettiği, sahtecilik (imza inkarı) def'inin senedin geçersizliğine ilişkin mutlak nitelikte def'i olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 09.10.2018 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderilen 18.07.2013 tarih ve 8366 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde bulunan kayıtlara göre davacı şirketin müdürünün ... ... olduğu ve ilk 20 yıl için seçildiği, davaya konu bononun keşide tarihi olan 28.11.2017 tarihinde davacı şirket müdürünün ... ... olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; inceleme konusu senette ... ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ... ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ... ...'un eli ürünü olmadığının bildirildiği, ayrıntılı ve denetime elverişli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna itibar edildiği, takibe konu senet (bono) üzerindeki imzanın davacı şirketin tek ortağı ve müdürü bulunan ... ...'un eli ürünü olmadığı, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, takipten ve takibe konu senetten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı, davalının takibe konu bononun lehtarı olduğu, doğrudan takibe kendisinin geçtiği, bono üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olup olmadığı hususunu bilebilecek durumda olduğu, icra takibine geçmede haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8296 E. sayılı dosyasından takip konusu yapılan 28.11.2017 tanzim tarihli 30.04.2018 vade tarihli keşidecisi ... ... İnş. Gıda Nakl. Teks. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 1.000.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince talebe konu 1.000.000,00 TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, usul ve yasaya uygun görülen ATK raporuna göre dava konusu bono üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası. 3.6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi 3. Değerlendirme Davalı 01.07.2019 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığına davacı ... ... ile oğlu ... ... hakkında davaya konu kambiyo senedi ile ilgili sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dolayı şikayette bulunmuş, Mahkemece hazırlık soruşturması evrakı getirtilmiş, davalı ayrıca 09.11.2021 tarihli celsede ve devamında temyiz dilekçesinde ceza soruşturmasının devam ettiğini, bu soruşturmanın beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi gereğince ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararı hukuk hakimi bağlar. Davacı şirketin tek ortağı olan ... ... ve oğlu ... ... hakkında verilecek bir mahkumiyet kararının eldeki dava sonucuna doğrudan etkileyeceği tartışmasızdır. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Mahkemece ceza soruşturması sonucuna göre ceza davası açılması halinde ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4793, K. 2024/6689, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4793-e-2024-6689-k-983f4ca1de60