Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/474 E. 2023/3913 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/474
- Karar No
- 2023/3913
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/501 Esas, 2022/806 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Van Şubesi ile Kaplanoğlu Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, davalı borçlunun anılan kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine Van 1. İcra Müdürlüğünün 2010/12729 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 04.04.2014 tarih, 2010/663 E. ve 2014/137 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih, 2016/10865 E. ve 2017/5854 K. sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine göre kararın gerekçesi ile hüküm kısmının birbiri ile uyumlu olması gerektiği, yerel mahkeme kararının gerekçe kısmının üçüncü paragrafında dosyanın taraflarından söz edildiği ancak dosya içeriği ile ilgisi tespit edilmeyen hususlara yer verildiği, bu durumun 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine aykırı olduğu, mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının eksik hesaplandığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 22.02.2018 tarih, 2017/751 E., 2018/162 K. sayılı karar ile aldırılan bilirkişi raporuna göre, davacının kısmen haklı olduğu, alacak miktarı likit olmadığından icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı, davalının icra dosyasına itirazının 349.302,15 TL'nin üzerindeki asıl alacak ve bu kısma yönelik işlemiş faiz yönünden olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin 69.773.86 TL üzerinden dikkate alınarak hesaplanması gerektiği ayrıca duran takibin 381.047,28 TL üzerinden devamına karar verildiği için bozma ilamı doğrultusunda bu bedel üzerinden nisbi harca hükmetmek gerektiğinden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 01.10.2020 tarih, 2020/4624 E. ve 2020/3747 K. sayılı kararıyla davalı ile davacı arasında 19.09.2017 tarihli sözleşmede Van 1. İcra Müdürlüğünün 2012/12020 E. sayılı icra dosyasındaki ve Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/669 E. sayılı itirazın iptali davasındaki itirazına ilişkin beyanları ile açıkça 458.273,63 TL asıl alacağa ilişkin borcu kabul ettiğini beyan ettiği, kabul beyanı doğrultusunda davalının artık bu miktar üzerinden borçlu olduğu yönünde hüküm kurulması gerekirken mahkemece davalının kabul beyanı göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, karar aleyhinde davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. E. Üçüncü Bozma Kararı Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/2381 E. ve 2022/1457 K. sayılı kararı ile davanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama devam ederken davalı asil ... tarafından takip dosyasına sunulan 19.09.2017 tarihli dilekçe ile icra takibine itirazdan feragat edildiğinden davanın konusuz kaldığı, konusu kalmayan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına ilişkin hükümlerde icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek belirlenmesi gerektiği, Mahkemece bu çerçevede bir değerlendirme yapılıp davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden Dairemizin 01.10.2020 tarih, 2020/4624 E. ve 2020/3747 K. sayılı ilamının kaldırılarak karar değişik gerekçeyle bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama devam ederken davanın konusu olan itirazdan feragat edildiği, itiraz üzerine duran bir icra takibi bulunmadığı, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları gözetilmek suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının borcun miktarını aynen kabul etmesi karşısında alacak likit hale geldiğinden, icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği, davanın açıldığı tarihte haksız tarafın icra takibine itiraz eden davalı taraf olduğu, konusuz kalan dava yönünden vekalet ücretine hükmedilirken Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan sanki davalı taraf davanın açıldığı tarihte haklı tarafmış gibi hüküm kurulduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekilinin mahkemece verilen 04.04.2014 tarih, 2010/663 E., 2014/137 K. sayılı ilamı temyiz ederken açıkça icra inkar tazminatı istemini temyiz nedeni yapmamış ve bu durumun davalı lehine kazanılmış hak teşkil etmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/2381 E., 2022/1457 K. sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, yargılama devam ederken davalı asıl ... tarafından takip dosyasına sunulan 19.09.2017 tarihli dilekçe ile icra takibine itirazdan feragat edilip, takip konusu borç kabul edildiğine göre, davalı takip tarihi itibarıyla borca itirazında haksız olup, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi gerekirken, hükmün 5 numaralı bendinde davalı lehine vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendindeki “5-İlk karar ile birlikte mükerrer olmamak kaydıyla davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 8.025,12 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,” hükmünün çıkartılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.