Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3767 E. 2024/6745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3767
- Karar No
- 2024/6745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2148 Esas, 2023/638 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2009/289 E., 2022/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Ed Commodities Pte Ltd.'den gemi satın aldığını, daha öncesinde davalı Intresco Ltd. ile dava dışı Ed Commodities Pte Ltd. arasında gemi yönetim anlaşması bulunduğu, anlaşmanın Ed Commodities Pte Ltd. tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle ... alacağın teminat altına alınması amacıyla Karadeniz Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/65 D.İş sayılı dosyası ile Ed Commodities Pte Ltd.'ye ait olduğu belirtilen geminin ihtiyati tedbir yoluyla seferden men edilmesini talep ettiğini ve Mahkemece talep kabul edilerek geminin seferden men edildiğini, söz konusu tedbirin uygulandığı tarihte geminin malikinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin gemi yönetim anlaşmasının tarafı olmadığını, sözleşmeden ... alacaktan sorumlu tutulamayacağını, müvekkiline ait gemiye tedbir konulup seferden men edilmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı zararın haksız ihtiyati tedbir kararı verilen Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/65 D.İş dosyasında bulunan teminatlardan karşılanmasını, müvekkilinin 210.000,00 USD ve 19.500,00 euro zararının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Belize'de mukim olduğu anlaşıldığından yabancılık teminatı yatırması gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Belize ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yabancılık teminatı yönünden ikili anlaşma bulunup bulunmadığı, Lahey'e taraf olup olmadığı ve fiilen karşılıklılık olup olmadığı hususunda yazılan müzekkere cevabında Belize Adalet Bakanlığı tarafından, kişilerin vatandaşlıkları nedeniyle teminat gösterme mecburiyeti ya da yükümlülüğü bulunmadığı, bununla birlikte bir davanın taraflarından birinin başvurusu üzerine mahkemenin emretmesi halinde, böyle bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine davacı tarafa 08.02.2022 tarihli duruşmada 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 48 inci maddesi gereğince 50.000,00 TL teminat yatırması için 1 aylık kesin süre verildiği, davacının teminatı kesin süre dolduktan sonra 28.03.2022 tarihinde yatırdığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa teminat yatırılması için verilen sürenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesi hükümlerine uygun olduğu, dava değeri göz önüne alındığında TL cinsinden hükmolunan teminat miktarının dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu gemi üzerine konulan haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 94 ve 114 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. İster kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal imkan bulunmamaktadır. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. 2.Kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır (Dairemizin 29.05.2015 tarihli 2014/14594 E., 2015/7249 K sayılı, 20.05.2013 tarihli 2012/11572E., 2013/10314 K. sayılı, 06.12.2023 tarihi 2023/584E., 2023/7134K. sayılı emsal ilamları). 3.Somut olayda Mahkemece 10.11.2021 tarihli celse, davacı vekiline 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi gereğince taktiren 5.000,00 yabancılık teminatı yatırması için 1 aylık kesin süre verilerek aksi taktirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğine dair ihtarat yapılmış, davacı vekili, 10.12.2021 tarihinde teminatı yatırmış, davalı vekilinin teminatın miktarına ilişkin itirazı üzerine Mahkemece, 08.02.2022 tarihli celse dava değerinin %15'ine tekabül eden ve daha önceden yatırılan 5.000,00TL teminat da gözetilerek 50.000,00TL teminatı yatırmak üzere davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği ihtar edilerek duruşmanın 10.05.2022 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 24.02.2022 havale tarihli dilekçe ile ara karardan rücu edilmesini, 07.03.2022 havale tarihli dilekçe ile de davacı asilin Belize'de mukim olması nedeniyle sürenin zaruri nedenle uzatılmasını talep etmesine rağmen Mahkemece, davacı vekilinin taleplerinin gerekçesiz şekilde reddine karar verilmiştir. Davacı vekili söz konusu 50.000,00 TL'lik teminatı 28.03.2022 tarihinde yatırmıştır. 4.Yapılan açıklamalar doğrultusunda Mahkemece, davacı tarafa verilen kesin süreden sonra olsa da takip eden duruşma tarihinden önce kesin süreye konu yabancılık teminatının yatırıldığı, celsenin ertelenmesine ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediği anlaşılmakla yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.