Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/9008 E. 2023/2655 K. – Ayıp Nedeniyle

Konu: Ayıp Nedeniyle Malın Değişimi Veya Tazminat İstemli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9008
Karar No
2023/2655
Karar Tarihi
Konu
Ayıp Nedeniyle Malın Değişimi Veya Tazminat İstemli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1082 Esas, 2021/1316 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/454 E., 2021/373 K. Taraflar arasındaki ayıp nedeniyle malın değişimi veya tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 27.03.2015 tarihinde davalıdan 271.813,89 TL karşılığı araç satın aldığını, kazasız ve sorunsuz olarak kullandıklarını, aracı satmak istediklerinde yapılan incelemede aracın ön çamurluğunda boya çıktığını, bu nedenle ayıplı aracın iadesi için davalıya başvurduklarını, davalı tarafça yetkili servisten ekspertiz raporu alındığını, eksper tarafından araç teslim edilmeden önce araç üzerinde uygulanan bir boya işleminin bulunmadığı ve araç ön çamurlukta tespit edilen boyanın hangi tarihte gerçekleştiğinin tespit edilemediğine dair rapor verildiğini, ancak bunun gerçeğe aykırı olduğunu aracın herhangi bir kazaya karışmadığını, bu nedenle ayıplı aracın misliyle değişimini, aksi takdirde ise araç bedeli olan 271.813,89 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın davacıya 2015 yılında satıldığını, dava tarihinin 2018 olduğunu bu nedenle taleplerin zamanşımına uğradığını, usulüne uygun ayıp ihbarının yapılmadığını, zira aracın teslim alındıktan sonra inceletilmesi gerektiğini ve gizli ayıp tespit edilirse 2 ve 8 gün içerisinde ihbarda bulunulması gerektiğini, terditli talepte bulunulamayacağını, davacıya aracın hasarsız ve sorunsuz teslim edildiğini, üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığını, söz konusu boyama işleminin davacının karıştığı kaza sonucu servis dışı olarak boyatıldığının kuvvetle muhtemel olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın davacıya tesliminden önce herhangi bir boya işleminin uygulanmadığı ve aracın boyasının teslimde orjinal ve üretici standartları dahilinde olduğu aracın sorunsuz ve hasarsız olarak teslim edildiği, boya işleminin hangi tarihte gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği, davacının buna istinaden 04.04.2018 tarihinde davalıya aracın gizli ayıplı olduğuna ilişkin ihtarname gönderdiği, ancak 698 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 231 inci maddesine öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı tarafça satıcının ağır kusurlu olduğuna yönelik bir ispat vasıtası da sunulmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan aldığı aracın serviste yapılan kontrollerinde sağ ön çamurlukta boya olduğu, civataların fabrika çıkışı haliyle durmadığı, kenarlarında boya kalıntısı olduğu, boyada da renk farkı bulunduğunun tespit edildiğini, bu haliyle aracın gizli ayıplı olarak satıldığının kabulü gerektiğini, davalının zamanaşımına dair düzenlemeye dayanamayacağını, ayıptan haberdar olur olmaz davalıya durumu bildirdiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 27.03.2015 tarihinde davalıdan araç satın aldığı, aracın garanti süresinin 2 yıl veya 60.000,00 km olduğu, araç üzerinde İlk Derece Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, aracın sağ ön çamurluk gözle muayenede, çamurluk bağlantı civatalarının, fabrika çıkış orjinal durumunda olmadıkları, vida başlarında paslanma ve deformasyonların mevcut olduğu, dolayısıyla sağ ön çamurluk üzerinde sök tak işleminin yapılmış olduğu, dolayısıyla fabrika çıkış evsafta olmadığı ve araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğuna yönelik tespitler gözetildiğinde, araçtaki gizli ayıbın ağır kusur kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca satıcının 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı ve buna göre davacı tarafından davanın süresinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak dava konusu araçtaki boya kalınlığının satış öncesi var olduğunu ve aracın ayıplı imal edildiğini ispat yükü davacı tarafta olup, davacının iddiasını açık ve kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı araç satışı nedeniyle misliyle değişim yada tazminat istemli davada, tespit edilen hususların gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıbın tespiti üzerine davacının yasal sürelere uygun şekilde hareket ederek dava yoluna başvurup başvurmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 219, 223, 225, 227 ve 231 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Somut olayda, araç muayenesinde tespit edilen hususların açık ayıp niteliğinde bulunduğu, ticari satımlarda 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin atfıyla 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin uygulama alanı bulacağı, buna göre davacı tarafça süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, temyiz edenin sıfatına göre neticesi itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/9008, K. 2023/2655, T. 03.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-9008-e-2023-2655-k-de4dd05d0eab