İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/474 E. 2024/668 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/474
- Karar No
- 2024/668
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/474 Esas KARAR NO : 2024/668 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - ... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2017 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan dava dışı ...'in ... model olduğunu söylediği ... marka ... iş makinesini 26.500,00 TL bedelle satın aldığını, bedelin 26.000,00 TL'sinin peşin ödendiğini, kalan 500,00 TL'nin ise davalının hesap numarasına sonradan yatırıldığını, müvekkilinin iş makinesine ruhsat ve plaka almak üzere başvuruda bulunduğunda görevlilerin faturayı istemeleri üzerine faturaya baktığında .... adına düzenlendiğini, firma yetkilisi olarak ... adının yazılı olduğunu, ... model ... Marka ... türü iş makinesi satış bedeli olarak 5.000,40 TL yazıldığını fark ettiğini, iş makinesinin üzerindeki motor ve şasi numaraları ve etiketlere baktığında ise imal yılının kazınmış olduğunu gördüğünü, bu işlerden anlar bir arkadaşına makineyi gösterdiğinde arkadaşının iş makinesinin .... model olmadığını, .... veya .... model olduğunu, iş makinesinin ... firmasının tasarımı ve imalatı olan orjinal bir makine olmadığını, araç üzerinde bulunan şase numaralarının da orjinal olmadığını söylemesi üzerine bu hususları öğrendiğini, müvekkilinin bu nedenlerle iş makinesine ruhsat ve plaka alamadığını ve hali hazırda makineyi kullanamadığını ileri sürerek iş makinesinin ayıplı olması nedeniyle ödemiş olduğu 26.500,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmek zorunda olduğunu, satın alınan maldaki ayıp açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmek zorunda olduğunu, dava konusu makinenin davalı müvekkili tarafından keşide edilen faturadan da anlaşılacağı üzere davacıya 15/01/2016 tarihinde satıldığını, iş bu davanın ise 09/11/2017 tarihinde açıldığını, davacının bugüne dek davalı müvekkille hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığını, herhangi bir ayıp ihbarında bulunmayarak kendisine satılan makineyi ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağını, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmeksizin, satış tarihinden yaklaşık 1 yıl 10 ay sonra açılan davanın öncelikle bu gerekçeyle reddi gerektiğini, davacının şikayeti üzerine müvekkili ... ve eşi dava dışı ... hakkında .... sayılı soruşturması neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının gerekçesi incelendiğinde, davacının eldeki davadaki iddialarının maddi gerçeği yansıtmadığını ve samimi olmadığını, makinenin satış bedelinin davacının ileri sürdüğü gibi 26.500,00 TL olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, satın alınan iş makinesinin ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamı nazara alınarak, ... D. İş sayılı dosyası UYAP üzerinden celbedilmiştir. ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celbedilmiş, incelenmesinde dava dışı ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. İddia ve savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı, davalıdan satın aldığı iş makinesinin ayıplı olduğu iddiası ile ödenen satım bedelinin iadesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. TTK'nin 23.maddesinde; "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " TBK 223.madde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." Buna göre 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Eldeki davada davacının sunmuş olduğu fatura içeriğine göre dava konusu iş makinesini 15/01/2016 tarihinde satın aldığı, 12/02/2016 tarihinde .... Değ. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğu, delil tespit raporunun davalıya tebliğ edilmediği, eldeki davanın açıldığı 19/11/2017 tarihine kadar dava konusu ayıp iddiasının davalıya ihbar edildiğini iddia ve ispat edilmediği anlaşılmakla, davacı tarafından süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olup dosyanın istinaf edilmesi sonucunda ,... nolu ilamı ile ; "Dava, ayıp iddiası nedeniyle satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ''Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır. '' hükmü bulunmakta olup aynı Yasa'nın 30. maddesinde de ''Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. '' hükmü bulunmaktadır. Somut olayda dava alacak istemine ilişkin olup nisbi harca tabidir. Dava, harç yatırılmaksızın tüketici mahkemesinde açılmış olup, daha sonra görevsizlik kararı verilerek asliye ticaret mahkemesine gönderilmiş, asliye ticaret mahkemesince yargılama yapılarak istinafa konu hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenlemeler gereğince davacı yanca talep edilen miktar dikkate alınarak eksik harcın tamamlattırılması için işlem yapılması, eksik harcın tamamlanmaması halinde HMK'nın 150.maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği .... Mahkemesi tarafından harç tamamlaması yoluna gidilmeden işbu istinafa konu kararın verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile ,mahkememizin kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilerek yeni esas no üzerinden yargılamaya devam edilmiş olup , ... kararı doğrultusunda ,davacı vekiline, .... Dairesinin 10/06/2024 tarih ve .... nolu kararı gereğince dava açılırken dava konusunun değeri olan 26.500,00 TL'nin peşin harcının ödenmemiş olması nedeni ile dava konusunun değerine göre dava açılırken ödenmeyen 452,55 TL peşin harcı yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde peşin harcın yatırılmaması durumunda Harçlar Kanununun 16. maddesinin 3. fıkrası ile 30. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yenileme süresi içinde harç tamamlanamadığı takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, işbu tensip tutanağının tebliği ile ihtar edilmiş sayılmasına, dair meşruhatlı davetiye 18/07/2024 tarihinde e-tebligat ile tebliğine rağmen, duruşma gün ve saatine kadar eksik harcın yatırılmadığı, davacı vekili 04/10/2024 tarihli mazeret dilekçesinde 'mesleki faaliyetlerim nedeni ile davaya katılamayacağım ' şeklinde soyut ,belgeye dayalı olmayan mazereti sebebiyle davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmediği, dosyanın daha önceden 08/11/2021 tarihinde işlemsiz bırakıldığından işlemden kaldırılmasına karar verildiği, her ne kadar ... kararında nispi harç tamamlanmaması halinde Harçlar Yasasına göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiş ise de dosyanın basit yargılama usulüne tabi olması ve basit usulde ancak bir kez dosyanın işlemden kalkabileceği nazara alınarak işbu sebeplerle davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Nispi harcın yatırılmasına ilişkin 05/07/2024 tarihli ara kararımızın davacı vekiline 18/07/2024 tarihinde kesin süre ihtaratlı olacak şekilde tebliğ edilmesine rağmen duruşma gün ve saatine kadar eksik harcın yatırılmadığı, mazeretin belgelendirilmemesi sebebiyle mazeretinin kabul edilmediği, dosyanın daha önceden 08/11/2021 tarihinde işlemsiz bırakıldığından işlemden kaldırılmasına karar verildiği, her ne kadar ... kararında nispi harç tamamlanmaması halinde Harçlar Yasasına göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiş ise de dosyanın basit yargılama usulüne tabi olması ve basit usulde ancak bir kez dosyanın işlemden kalkabileceği nazara alınarak işbu sebeple davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu, 427,60 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan (dava dilekçesinde belirtilen değer de nazara alınarak ) 26.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır