Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8609 E. 2023/2778 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8609
- Karar No
- 2023/2778
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/915 Esas, 2021/1058 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/477 E., 2021/274 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında buğday alımı ve davalıya un satımı ve davalı hesabından Exim sigortalı ihracat ticaretine ilişkin sözleşme yapıldığını, davalının 2018 yılında davacıya satmayı düşündüğü buğdayın teminatı olarak borçlularının müvekkili ve ... ile ... olan 14 adet senedi teminat olarak aldığını, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davacının davalıdan 1.656.006,45 TL alacaklı olduğunu, ancak davalı tarafından 14 adet senedin iade edilmediğini, davalının gönderdiği mutabakatta 12 adet senedin konusuz kaldığını, ancak 2 adet senetten davacıların borçlu olduğunu beyan ederek bu iki adet senedin borcunun ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin de 2 adet senedin kötü niyetli kişilerin eline geçebileceği nedeniyle davalı tarafa ihtar çektiğini, davalı tarafın ihtarın eline geçmesi akabinde iki adet senedi takibe koyduğunu, sadece güven duygusunun tesisi için verilmiş olan senetlerin takibe konu edilmesinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek takip ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuğun dava şartı olduğunu, arabuluculuğa başvurulmadığını, dava konusu yapılan 2 adet senedin ödeme aracı olarak verildiğini, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu konuda 06.03.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, bedellerinin tahsil edildiğini, davacı tarafın senetlerle borçlu olduğunu ikrar ettiğini, bu hususun haciz tutanağına yansıtıldığını, tutanağın yırtılması sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tarafın ayrıca Mahkemenin 2020/463 E. sayılı dosya ile dava açtığını, senetlerin teminat senedi olmadığını, ödeme aracı olarak verildiğini, icra dosyasından borcun tamamen ödendiğini, teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet üzerinde teminat senedi olduğunu ve neyin teminatı karşılığı verildiğine ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, teminat senedi olduğunu gösterir ayrı bir sözleşme de ibraz edilmediği, senetlerin düzenlenme sebebinin malen olduğu, davalı taraf cevap dilekçesi ve diğer beyanları ile senetleri talil etmediği, ispat külfetini üzerine almadığı, davacıların yemin delili de bulunmadığına göre davacılar senetlerin teminat amaçlı olarak verildiğini yazılı kesin delillerle ispatlayamadığı, davacı şirketin ticari defterleri ile de senetler ile borçlu olmadığını ispatlayamadığı, ihtarnamede takip konusu senetlerin ödenmediğini ikrar ettiği gerekçesiyle davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafa verilen 2 adet senedin icra takibine konu edilmesi nedeniyle bu davanın açıldığını, 2 adet senedin hiçbir alacağın konusunu teşkil etmediğini, senet karşılığı olarak davacı tarafa herhangi bir fatura kesilmediğini, davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporunda anlaşıldığını, senette malen kaydı nedeniyle davalının senedin karşılığında mal satmış olması gerektiğini, oysa defterlerde bu satışın görülmediğini, borcu kabul ettiklerine dair bir beyanda bulunmadığını, bu nedenle Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacının imzası bulunan kıymetli evrak niteliğindeki bonodan dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı, Mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takip konusu iki adet bonodan dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.