Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5782 E. 2011/5669 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5782
Karar No
2011/5669
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2010/25-2010/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, İİK’nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz isteyebileceği, müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, zira alacağın rehinle temin edildiğini ve alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de, banka alacağının rehinle teminat altına alınmış olduğu, İİK’nun 257. maddesi gereğince ancak rehinle temin edilmemiş alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. 1-Talep, ihtiyati haciz kararına karşı itiraza ilişkin olup, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın incelenmesi usulü İİK’nun 265.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4.fıkrasında, mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirip veya kaldırabileceği, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği belirtilmiş olmasına göre, itirazın duruşma açılarak incelenmesi yasa tarafından zorunlu olarak kabul edilmiştir. Somut olaya gelince; mahkemece, borçlular vekili tarafından verilen itiraz dilekçesi üzerine taraflara davetiye gönderilmeden, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiş olmasına göre, duruşma açılması yönündeki anılan yasal zorunluluğa uyulmadan itirazın dosya üzerinden sonuçlandırılması doğru görülmemiş olup, kararın öncelikle bu usule aykırılık nedeniyle bozulması gerekmiştir. 2-Kabule göre de, İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu hakkında yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Aynı yasanın 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler, borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir. O halde, alacaklı bankanın, kredi sözleşmesinde müşterek müteselsil borçlu ve kefil sıfatı taşıyan borçlular aleyhine rehine başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, ipotek belgeleri getirtilip kefalet borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, ihtiyati haciz kararına itiraz eden Yayla Akar Et Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden de bir karar verilmesi gerekirken anılan şirket hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmaması doğru görülmemiş, hükmün alacaklı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5782, K. 2011/5669, T. 10.05.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-5782-e-2011-5669-k-b776634d3710