Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/3891 E. 2012/6248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3891
Karar No
2012/6248
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2012 tarih ve 2012/17-2012/20 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkili ile borçlu arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullanımı sebebiyle hesap kat tarihi itibariyle karşı taraftan 3.638,58 TL alacaklı olduğunu, borçluya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, borçlunun mali durumunun bozulduğunu ve mal kaçırma işlemlerine başladığını belirterek aynı alacak için başlatılan ve henüz kesinleşmeyen icra dosyasında infaz edilmek üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, dosya kapsamı ve alacaklı tarafından sunulan belgelere göre, borca ilişkin olarak bir icra takip dosyasının bulunduğu ve borçlunun mal kaçırma girişiminde olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Yine, İİK'nun 257. maddesi kapsamında muaccel bir borcun varlığı halinde mal kaçırma hazırlığında olma koşulu da aranmamaktadır. Bu kapsamda, somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklının ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile istem yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3891, K. 2012/6248, T. 17.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-3891-e-2012-6248-k-16dcf778e923