Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/939 E. 2026/3563 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/939
Karar No
2026/3563
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3995 E., 2025/3135 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık HÜKÜM: Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelemesinde; sanığın 08.12.2025 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. Maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra 23.12.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu ve süresinde olmayan temyiz talebinin incelenmesinin mümkün bulunmadığı; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin ise; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/138 esas, 2025/505 karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-f.son, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 1.100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 100 ve devamı maddeleri uyarınca hükmen tutuklanmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesinin 27.11.2025 tarihli ve 2025/3995 esas, 2025/3135 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna ve suç kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçsuz olduğuna ve suç kastı bulunmadığına, eksik araştırmayla karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmış olmasının ve TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamış olmasının yerinde olmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, sanğın 08.12.2025 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesindebelirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra 23.12.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması ve sanığın tutuklulukta geçen sürelerinin hükmedilen cezalarından, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/939, K. 2026/3563, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-939-e-2026-3563-k-937cfd8a4838