Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5901 E. 2026/4954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5901
Karar No
2026/4954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/5017 Değişik İş SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 03.12.2025 tarihli ve 2025/32753 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143212 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143212 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, ...İnşaat Taahhüt Yap Sat Galeri Emlakçılık Tarım Hayvancılık A.Ş. yetkilisi olan ... ve ..'ın, .. .. .. isimli kişiye ait olan .. ilçesi .. Mahallesi 2 64... ve 95 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde villa yapmak üzere arsa sahibi ile 10.08.2022 tarihli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalamalarını müteakip inşaata başladıkları, bir müddet sonra şüpheliler .. ve ..'un inşaat maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle daha uygun olacağını düşünerek villa yerine bina yapmak istedikleri ve projenin tadilatı için belediyeye müracaat ettikleri, bu süre içerisinde yeni yapacakları proje için hazırlıklara başladıkları, bu arada ..'da emlak işleri ile uğraşan şüpheli ..'in söz konusu yeri görüp beğendiği ve bu yerden daire almak istediği, şüpheli ..'ın da aynı şekilde daire almak istediği, .. ve ..'nın önden .. grup isimli firmaya aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince para gönderdikleri, ilerleyen günlerde şüpheli ..'nin, daha önceden tanıdığı, başka ülkede yaşayan müştekiler ..n ve ..'ya projeden bahsettiği, onların da projeyi beğenip ..'den sözlü olarak kendilerine daire satın almasını istedikleri, ..'nin gidip firma yetkilileri ile görüştüğü ve yapılan anlaşma gereğince müştekiler .. ve ..'ın şirket hesabına para gönderdikleri, bir müddet sonra firma yetkililerinin .. Belediyesi'ne proje tadilatı için yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine şüpheli .. ve firma yetkililerinin bir toplantı yaptıkları, toplantı neticesinde firma yetkilisi olan şüpheli .. ve ..'un arsa sahibi olan .. ile olan sözleşmelerini noter huzurunda sonlandırdıkları, şüpheli ... ile ...İnşaat Taahhüt Yap Sat Galeri Emlakçılık Tarım Hayvancılık A.Ş. arasında fesih sözleşmesi yapılarak birbirlerini ibra ettikleri, şüpheli ..'nin bahse konu fesih sözleşmesini kendi adına asaleten; .., ... ve .. adına ise vekaleten imzaladığı, Bahse konu fesih sözleşmesini takiben şüpheli .. ve arsa sahibi .. arasında tekrar bir sözleşme yapıldığı ve projeyi tamamlayıp bitirmek üzere şüpheli ...'nin devraldığı, bu aşamadan sonra ...'nin projeyi tamamlatmak üzere girişimlerde bulunduğu ancak istenilen rakamların verilmemesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı ve şüpheli ... vasıtası ile projeden daire alan müşteki ... ve ...'nın bir müddet sonra göndermiş oldukları parayı geri istedikleri ve icra dairesi nezdinde ilgililer hakkında takip başlattıkları somut olaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca suç unsuru ve yeterli delil bulunmadığından bahisle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekiler ... ve ... vekilinin başvurusunda özetle, somut olayda ... Mah. 2 64... Parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen tüm sözleşmelerde şüpheli ... ...'nin her hangi bir vekalet ilişkisi olmamasına ve müştekiler tarafından yetkilendirilmemiş olmasına rağmen müştekiler adına işlem yaptığı, ... Grup yetkilileri olan ... ve ...'ın yetkisiz olduğunu bilmelerine rağmen ...'in yetkisiz olarak yaptığı işlemlere taraf olduğu, ... Grup isimli şirketin Anonim Şirket olup, basiretli bir tacir olmanın gereği olarak, bu tip sözleşmelerin "vekaleten" düzenlenmesi halinde, sözleşme konusunda yetki içeren hukuken geçerli vekaletnamenin olması gerektiğini bilmesi gerektiği, 22.06.2023 tarihli "Fesih Sözleşmesi" adı altında bir belge düzenlenmesine ve bu belgeye göre ... Grup ile 2 64... Parsel için yapılan tüm sözleşmelerin feshedilip, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini “ibra” etmelerine rağmen; müştekiler tarafından 05.09.2023 tarihinde gönderilen 300.000 ABD Doları ve 05.12.2023 tarihinde gönderilen 200.000 ABD Doları paranın "2 64... Parsel B Blok D:1-6" ödemesi olarak kabul edilmiş olduğu, başka bir ifade ile feshedilen sözleşmelere rağmen müştekilerden yeni paraların tahsil edildiği, bahse konu taşınmaz ile ilgili olarak, 2023 yılı Temmuz ayı içerisinde taşınmazın aynına ilişkin “tapu iptal ve tescil” talepli ... Grup A.Ş. nin "davalı" olduğu dava(lar) açılmış olması karşısında, ... Grup A.Ş. nin “hukuken ayıplı" bir malı bu durumu bilmesine rağmen müştekilere ve diğer başka 3. kişilere satmaya çalıştığı, şüphelilerin aynı yöntem ile müştekiler dışında 3. kişileri de mağdur etmiş oldukları, Şüphelilerin, müştekilerde piyasa fiyatının altında bir fiyatla gayrimenkul sahibi olacağı yönünde güven sağladıkları, bu fırsattan faydalanma adına, müştekileri, taşınmazların inşaat aşamasında ödeme yapmaya ikna ettikleri, bu durumu inandırıcı kılmak adına, şüpheli ... ile diğer ... grup temsilcisi diğer şüphelilerin, gerçekte "temsil" konusunda bir yetki bulunmadığını ve Türk Hukuk sistemi açısından "geçerliliği" bulunmadığını bilmelerine rağmen bir takım sözleşmeler yaparak, müştekilerden; ... Grup yetkililerinin 480.000 ABD doları, müştekiler adına "temsilci" gibi hareket eden şüpheli ...'in ise ise 300 bin ABD doları parayı uhdelerine geçirdikleri, bu paraların şüphelilerin tasarrufuna geçmesi sonrası, şüphelilerin yine kendi aralarında yapmış oldukları hukuken geçersiz sözleşme-ibranameler ile taahhüt ettikleri gayrimenkullerin tesliminin bu aşamadan sonra müştekilere tesliminin imkansız hale gelmesini sağladıklarının iddia edilmesi karşısında, Öncelikle müştekiler ... ve ...'nın ayrıntılı olarak ifadelerinin alınması, şüphelilerin benzer şekildeki eylemleri nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddia edilen kişilerin ve olay hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin tespitine yönelik araştırma yapılarak, tespiti halinde ifadelerinin alınması, şüphelilerin benzer nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde buna ilişkin savcılık ve dava dosyalarının birer sureti ile şikayet konusu eylemlere ilişkin tüm resmi (Noter, tapu, belediye vs.) ve özel kayıtların (Sözleşme, dekont, fatura, banka hesap hareketleri vs.) okunaklı ve onaylı birer suretinin dosyaya celp edilmesi, yabancı dildeki evrakın tercüme ettirilmesi, sahtecilik iddiası bulunan belgelerdeki imzaların inkarı halinde imza incelemesi yaptırılması ve gerekli görülmesi halinde alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasını takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

İncelenen dosya içeriğine göre; Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2024 tarihli ve 2024/1940 Soruşturma, 2024/14755 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik olarak şikâyetçi şüpheliler ... ve .. vekilinin itirazın reddine dair merci Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.02.2025 tarihli ve 2024/5017 Değişik İş sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozulması talep edilmiş olmakla birlikte; aynı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin olarak, şikâyetçi şüpheli ...vekili tarafından da itirazda bulunulması üzerine, merci Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.02.2025 tarihli ve 2024/5346 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kesin nitelikteki bu karara yönelik olarak da aynı gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5901, K. 2026/4954, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-5901-e-2026-4954-k-76580bc388f2