Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5132 E. 2026/4296 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5132
Karar No
2026/4296
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1816 E. 2024/1971 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret ile onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2021/245 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.12.2024 tarihli ve 2022/1816 Esas, 2024/1971 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 210/1 madde delaletiyle 204/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyizinde, bono üzerinde yer alan imzanın sanık tarafından atılmadığının raporda belirlendiği bu sebeple sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sahte senet ile icra takibi yapan sanık hakkında ayrıca TCK'nın 158/1-d maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mucur Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/5132, K. 2026/4296, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-5132-e-2026-4296-k-e4663e1926fc