Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/2402 E. 2026/1239 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2402
- Karar No
- 2026/1239
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3560 E., 2024/5888 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2017/635 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanıkların 4'er yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2020/2398 Esas, 2021/1792 Karar sayılı kararı ile "sanıklara hükme esas alınan ve sübuta etkisi olduğu değerlendirilen tapu kayıtları, bilirkişi raporları ve banka hesap hareketlerinin okunarak diyeceklerinin sorulmaması suretiyle CMK'nın 217/1. maddesine muhalefet edildiği, bu hususun ise CMK'nın 289/1-i maddesi anlamında kesin hukuka aykırılık hali olup, CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca bozma müeyyidesine tabi olduğu, kabul ve uygulamalara göre ise; sadece hapis cezasına hükmedilerek sanıklar hakkında eksik ceza tayini, sanıkların, tarlalar için şirkete ödedikleri bedel ile gerçek bedel arasındaki farkı şirkete iade ettiklerini savunmaları karşısında, sanıkların şirkete yaptığı ödemelerin banka dekontları gelip, bilirkişi incelemesine yapılmaması ve sanıklar hakkında TCK 168. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması nedeni ile sanıklar müdafilerinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 280/1-e ve 289/1-i maddeleri uyarınca, sonuç ceza miktarı yönünden CMK'nın 283. maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bozulmasına" karar verilmiştir. 3.Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/665 Esas, 2022/701 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca sanıkların 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ve 820'şer TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının ertelenmesine, 1'er yıl 8'er ay denetim süresine tabi tutulmalarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2022/3560 Esas, 2024/5888 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların cezalandırılması istenmiş ise de sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine" karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili temyizinde özetle; sanıkların zararı tazmin etmediği, Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile de bu hususun belli olduğu, suça konu taşınmazların satın alınmasına ilişkin bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığı, beraat kararının yanlış olduğu gerekçeleri ile ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2022/3560 Esas, 2024/5888 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.