Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/1923 E. 2025/12299 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1923
Karar No
2025/12299
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2023/695 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/695 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.12.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.04.2025 tarihli ve 2024/20927 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49573 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49573 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02/03/2021 tarihli ve 2017/31807 esas, 2021/2272 karar sayılı ilâmında yer alan "...Sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, yapılan sahtecilikte aldatma kabiliyetinin bulunmasının zorunlu olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının da belge aslı üzerinde hakim tarafından yapılacak bir incelemeyle belirleneceği, buna göre; suça konu.... adına düzenlenmiş kimlik aslının ele geçirilememesi nedeniyle fotokopiden ibaret olan kimliğin hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı..BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kendi fotoğrafı ve müşteki ...'ın kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle oluşturulan sahte nüfus cüzdanını kullandığının sabit olduğu, kira sözleşmesi düzenlenirken katılan ...'ya sunulmasına rağmen, onun tarafından sahteliğinden şüphelenilmediği nazara alındığında sahte kimlik belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğundan bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; resmi belgede sahtecilik suçuna dayanak kimlik belgesinin aslının ele geçirilemediği, yalnızca fotokopisinin dosya arasında bulunduğu cihetle, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. İncelenen dosya içeriğine göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli, 232/2 50... .10.2012 tarihli, 2011/8-335 Esas-2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında; somut olayda suça konu nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği, aslı ele geçmeyen sahte nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliği tespit edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun'un 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/695 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/1923, K. 2025/12299, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-1923-e-2025-12299-k-47f43d90d14d