Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41497 E. 2025/12383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41497
- Karar No
- 2025/12383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/190 E., 2020/107 K. ŞİKAYETÇİLER : ... ,Maliye Hazinesi , Çevre ve Şehircilik Bakanlığı SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
A. Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, şikayetçi Maliye Hazinesi ve sanık ... müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hakkında daha önceden daimi arama kararı verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2010/1056 soruşturma numaralı dosyada ... olarak bilinen ancak gerçek adının ... olduğu anlaşılan sanık hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.10.2016 tarih ve 2016/2586 esas sayılı iddianamesi ile dava açıldığı , açılan davanın Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/238 Esas sırasına kaydedildiği ve 17.10.2018 tarihli ve 2018/264 Karar sayılı ilamı ile iş bu dosya ile birleştirildiği , yargılama neticesinde sanık hakkında ilk kez atılı suçlardan hüküm kurulduğu görülmekle ,yapılan incelemede ; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, hakkında temyiz talebinde bulunulan başlıkta belirtilen hükümlerin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu kararın kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiğinden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma kurulan hükümlerin ve 10.07.2020 tarihli ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararları ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek karara karşı Maliye Hazinesi vekilinin temyiz istemi ve sanıklar ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanıklar ... ve ... müdafii temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a) Şikayetçi vekilinin temyizi yönünden ; Sanıklara atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen Maliye Hazinesi'nin davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı, Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteminin reddine dair 10.07.2020 tarihli ve 2018/190 Esas ve 2020/107 Karar sayılı ek kararda bir hukuka aykırılık görülmediği, b) Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyizi yönünden; Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden Mahkemenin 10.07.2020 tarihli ve 2018/190 Esas ve 2020/107 Karar sayılı ek kararı ile sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyiz edilen nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir ancak; a. Suça konu katılan ... adına ... 7. Noterliğinden 08.07.2009 tarih ve ... yevmiye numarası ile sahte olarak düzenlenmiş taşınmaz satışına ait özel vekaletname ve katılan ... adına ... 7. Noterliğinden 08.07.2009 tarih ve ... yevmiye numarası ile sahte olarak düzenlenmiş taşınmaz satışına ait özel vekaletnamenin, "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olması nedeniyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde katılanlar ... ve ... adına kayıtlı hisseleri ... 7. Noterliğinden verilen 08.07.20 09... ve 19568 sayılı sahte vekaletnamelerle mağdur ...'a satıldığına ilişkin ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.07.20 09... yevmiye numaralı satış işlemine ait resmi senedin düzenlendiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.