Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/550 E. 2025/913 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/550
- Karar No
- 2025/913
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/831 Değişik İş SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/831 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/24024 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2415 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2415 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1, 62, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 7.480,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2023 tarihli ve 2022/1858 esas, 2023/470 sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın, müşteki vekilinin usulüne uygun yapılan tebligata rağmen katılma talebinde bulunmadığı ve kanun yollarına başvuru hakkı olmadığından bahisle reddine ve dosyanın anılan Mahkemenin 30/05/2023 tarihli ve E.39660484-2022/1858 sayılı yazısı ile merciine gönderilmesi üzerine, basit yargılama sonucu verilen karara katılan vekilinin itiraz ettiği, itiraz üzerine mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2023 tarihli ve 2023/831 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13/06/2023 tarihli ve 2023/7713 esas, 2023/19751 karar sayılı ilamında "İnceleme konusu somut olayda, Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, "iş bu davamızda CMK'nın 251 inci maddesi gereğince basit yagılama usulünün uygulanmasına karar verilip duruşma açılmayacağından isnat edilen suça karşı beyanlarını tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde YAZILI olarak bildirmeniz hususu ihtar olunur" şeklinde ihtar için davetiyenin ve ekinde "...CMK'nın 237 inci maddesi gereğince davaya katılma hakkınız olduğundan bu talebiniz varsa mahkememize bildirilmesi gerektiği mahkememizce CMK'nın 238/3 üncü madde ve fıkrası gereği katılma isteğinizin incelenip karar bağlanacağı, reddedilmesi halinde kanun yollarına başvurma hakkınızın devam ettiğinin bilinmesi gerektiği, katılma talebinde bulunmadığınız takdirde gerekçeli karar tarafınıza tebliğ edilmeyecek ve karara karşı itiraz hakkınız olmayacaktır","Tarafınıza yapılacak tebliğden itibaren tebligat ekinde gönderdiğimiz bildirim formu doldurarak veya söz konusu suç ile ilgili beyanlarınızı ve delillerinizi 15 günlük süre içerisinde mahkememize yazılı olarak bildirmeniz, beyan ve açıklamalarınızı içerir dilekçeyi mahkemeye ulaştırmadığınız takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağınız...", "Beyan için belirtilen süre dolduktan sonra mahkememizce duruşma yapılmaksızın TCK'nın 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle bir hükmün kurulabileceği, sanığın eyleminin sübutu halinde mahkûmiyet kararı verilebileceği, sonuç ceza üzerinde CMK'nun 251/3 üncü maddesi gereği 1/4 oranında indirim yapılacağı, verilecek kararın tarafınıza kanun yolları açıkça belirtilecek şekilde tebliğ edileceği ihtaren bildirilir." şeklinde ihtarın bulunduğu müzekkerenin şikâyetçiye 22.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şikâyetçi vekili tarafından dosyaya sunulan 30.11.2021 tarihli vekil kaydımızın yapılması talebi konulu dilekçede davaya katılma yönünde bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikâyetçi vekilinin Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/509 Esas, 2021/758 Karar sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek..." belirtildiği üzere müşteki vekiline basit yargılama usulüne ilişkin ihtaratlı tebliğin 24/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekili tarafından süresi içerisinde dilekçe sunulmadığı bu anlamda müşteki vekilinin İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2023 tarihli kararına şikayet hakkı bulunmadığı anlaşılmakla itirazın bu yönden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın gereği için İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un karar tarihinde yürürlükte bulunan 252/1, 2, 5 ve 6. maddelerinde; "(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. ... (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." Hükümleri yer almaktadır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2023 tarihli ve 2019/2-440 Esas, 2023/141 Karar sayılı ilamında; "...CMK'nın 223. maddesinde beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi şeklinde sınırlı olarak sayılan ve hüküm niteliği taşıyan kararlar dışında, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hüküm çeşidine yer verilmemesi ve anılan madde uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunmaması nedeniyle bu hususun temyiz incelemesine konu edilemeyeceğinde herhangi bir tereddüt bulunmamakta ise de incelemeye konu kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştirme işlemlerinin yapılarak hukuk aleminde sonuç doğurmaya başladığı nazara alındığında, hüküm niteliğinde bulunmasa bile hukuken geçersiz bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği, diğer taraftan, yalnızca hüküm değil hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlara yönelik olarak da kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği anlaşılmakla, başkaca bir yasa yolu ile denetlenmesi mümkün bulunmayan incelemeye konu karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, kanun yararına bozma talebine konu olabileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır..." denilmektedir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/1858 Esas, 2023/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik şikâyetçi tarafından itiraz edilmesi üzerine, Mahkemesince şikâyetçinin katılan sıfatını almadığından bahisle kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı belirlenerek, 5271 sayılı Kanun'un 252/6 ve aynı Kanun'un 268. maddesi uyarınca dosyanın itirazı incelemekle görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve itiraz merciince bu husus yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesinden sonra dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği gözetilmeden, "...itiraz üzerine mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılması gerekirken dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmış olup, bu hususta mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına..." şeklindeki hatalı gerekçeyle karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/831 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.