Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3581 E. 2024/11113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3581
Karar No
2024/11113
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Borçka Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 52, 62. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.03.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1310 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57010 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57010 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62 ve 52 maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına ilişkin Borçka Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2013 tarihli ve 2012/53 esas, 2013/6 sayılı kararının 21/03/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip; sanığın denetim süresi içerisinde 19/10/2017 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Borçka Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2023 tarihli ve 2022/377 esas, 2023/25 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer olaylar nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/03/2016 tarihli ve 2015/1121 esas, 2016/111 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, ihaleye dayalı olarak elektrik dağıtımı yapan ve kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlali durumunda, anılan suçun oluşmayacağı, somut olayda 01/10/2013 tarihi itibariyle özelleştirme uygulamaları neticesinde elektrik dağıtım ve satışın Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı 24/04/2013 tarihinde işlenen mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57010 sayılı Tebliğnamesinde, suç tarihi 24.04.2013, özelleşme tarihi ise 01.10.2013 olarak belirtilmiş ise de, dosya içeriğine göre, suç tarihinin 23.01.2012, özelleşme tarihinin ise 30.09.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 23.01.2012 tarihli mühür bozma tutanağına konu 10.01.2012 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren katılan Çoruh Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin, mühürleme tarihinden önce 30.09.2010 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Borçka Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3581, K. 2024/11113, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-3581-e-2024-11113-k-6508e7dbf824