Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/1502 E. 2025/3121 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1502
Karar No
2025/3121
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1309 E., 2023/1846 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2021/604 Esas ve 2023/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1309 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosyada sanık aleyhine delil bulunmadığına, lehine delillerin dikkate alınmadığına, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Dosyada mevcut, vergi tekniği raporu ve bilirkişi raporları, sanık savunması ve tüm dosya içeriğine göre; mükellefin mal ve hizmet satın aldığını beyan ettiği mükelleflerin tamamına yakınının (... Akaryakıt şirketi hariç) hakkında sahte fatura düzenlemekten raporlar bulunduğu ve işlerini terk ettiklerinin tespit edildiği, mükellefin satış faturaları incelendiğinde, çok çeşitli uzmanlık gerektiren hizmetler verildiği, ancak bu hizmetleri verebilecek personel ve ekipmanının olmadığı, asıl işi zemin ve arazi hazırlama alanın temizlenmesi ile kazı ve hafriyat işleri olan şirketin özellikle 2018, 2019 ve 2020 yıllarında düzenlediği faturalarda, danışmanlık hizmeti, plaka tescil işleri, kira ve promosyon malzeme satışları olduğunun tespit edildiği, sanığın bu hizmetleri kendisinin verdiğini ve şirket merkezindeki iş yerinin bir kısmını daha önce birlikte çalıştığı.... Akaryakıt Şirketine kiraya verdiğini beyan etmesine rağmen, kiralama veya hizmet sunumuyla ilgili olarak herhangi bir belge ibraz etmediği, sattığını beyan ettiği mal ve hizmet tutarları ile şirkete giriş yapılan tutarlar arasında büyük oranda tutarsızlık olduğu anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine dair tam kanaate varıldığı ve aynı takvim yılında farklı tarihlerde ve farklı takvim yıllarında çok sayıda sahte fatura düzenlendiği, bu nedenle yasal gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1309 Esas, 2023/1846 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/1502, K. 2025/3121, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-1502-e-2025-3121-k-7cd0c863719e