Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/537 E. 2023/10597 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/537
Karar No
2023/10597
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/572 E., 2022/678 K. SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/133 Esas, 2016/733 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/10288 Esas, 2022/11870 Karar sayılı kararı ile "...Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/572 Esas, 2022/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından eylemin teselsül eden tek bir suç oluşturduğu kabul edilerek 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, aynı Kanun'un ç fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen ek fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, verilen karar ertelenmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, suça konu faturaların sahte olduğunun bilinemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan vekilinin temyiz isteği, verilen cezanın az olduğuna, ertelemenin yanlış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Yapı Güven şirketinin yetkili temsilcisi olan sanığın, 2010 ve 2011 takvim yıllarında gerçek bir alışverişe dayanmayan ve şirketi adına düzenlenen bir kısım faturaları katma değer vergisi beyannamesinde indirmek suretiyle kullanarak 213 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, mal alımlarının çalışanlarınca piyasadan uygun fiyatlı bulunması suretiyle yapıldığını, mutlaka fatura alındığını, faturaların sahte olup olmadığının muhasebecisi tarafından denetlendiğini, alımların gerçek olduğunu, ödemelerin bir kısmının nakit bir kısmının çek ile banka kanalıyla ödendiğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, tanık muhasebeci Abdurrahman'ın, faturaların şirket çalışanlarınca getirildiğini, bazen kendisinin aldığını, çalışanların alımların gerçek olduğunu söylemeleri üzerine ayrıca bir araştırma yapmadığını, çekle yapılan ödemelerle ilgili belgeleri istediğini, elle yapılan ödemelerle ilgili belge almadığını beyan ettiği, sanığın mal aldığı firmalara ait vergi inceleme raporlarının, bozma sonrası ödeme yapıldığına ve vergi davasının bulunmadığına dair yazı cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, tanık beyanı, vergi inceleme raporları, suça konu edilen faturalar, vergi dairesi ve vergi mahkemesi yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine karar vererek temyize konu hükmün verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu edilen faturaların 2011 yılının ... ayı beyannamesinde de gösterilmiş olması nedeniyle suç tarihinin beyanname tarihini takip eden ayın 25 inci günü olan 25.12.2011 tarihi olduğu ve zamanaşımı süresinin bu tarihten işlemeye başlayacağından, tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Suç tarihi itibarıyla engel mahkûmiyeti bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni sayılan, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü ertelenen, vergi cezaları ve eklerinin tümünü ödeyen sanık hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince ertelemeye göre daha lehe bulunan ve öncelikle değerlendirilmesi gereken “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceği hususunun kararda tartışılmaması, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/572 Esas, 2022/678 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi. A/G

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/537, K. 2023/10597, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-537-e-2023-10597-k-b4446a9388a1