Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5139 E. 2024/4084 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5139
Karar No
2024/4084
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/912 E., 2022/707 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2021/912 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/7594 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90860 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90860 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Sanığa, talimat mahkemesince çıkarılan duruşma gününü bildirir davetiyenin iade dönmesi üzerine talimatın bila ikmal iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığa usule uygun tebligat çıkarılmaksızın, yokluğunda yargılama yapılarak hüküm verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, 2- Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2022 tarihli kararı ile adı geçen sanığın 21/02/2018 tarihli eylemi sebebiyle cezalandırılmasına ve sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2018 tarihli ve 2017/339 esas, 2018/304 karar sayılı ilâmının 17/07/2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, incelemeye konu suçun tekerrüre esas alınan ilâmın kesinleşmesinden önce işlendiği, bu halde tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı 193 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir." şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrası ise; "(Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, sanığın yokluğunda duruşma başlıklı 195 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının; "- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. " Şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 195 inci maddelerinde yer alan ayrık durumlar dışında, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda hükmün sanığın savunması alınmadan verilerek savunma hakkının kısıtlandığı, bununla birlikte; suç tarihinden sonra kesinleşen hükmün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2021/912 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/5139, K. 2024/4084, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-5139-e-2024-4084-k-3009da83c68c