Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/4747 E. 2024/9216 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4747
- Karar No
- 2024/9216
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/651 E., 2023/167 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/252 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir 2.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2021/29902 Esas, 2022/11588 Karar sayılı kararı ile kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2022/651 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, suçun oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik esas alınan Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/411 Esas, 2014/130 Karar sayılı ilamında suç tarihinin 30.09.2009, iddianame tarihinin 19.10.2011 olduğu, verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2017/12253 Esas, 2020/2318 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, incelemeye konu dosyamızdaki suçun ise suç tarihinin 30.09.2009 ve iddianame tarihinin 03.06.2015 olduğu, her iki dosyadaki iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği, ancak dosyamıza konu suçun hüküm tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımına uğradığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, bu nedenle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2022/651 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.