Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/4042 E. 2023/8848 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4042
Karar No
2023/8848
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/814 E. 2023/252 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hüküm yüzüne tefhim edilen sanığın hüküm tarihinde ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması nedeniyle hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması gerekirken bu açıklama olmadan yapılan tefhim işlemi usulsüz olduğundan, sanığın gerekçeli kararın kendisine cezaevi idaresi vasıtasıyla 29.04.2023 tarihinde tebliği üzerine 04.05.2023 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/543 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/543 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.10.2022 tarihli ve 2019/5574 Esas, 2022/15481 Karar sayılı kararı ile "... 1)Suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30. maddesine göre, tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de, bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunması zorunlu olduğunun hüküm altına alındığı gözetildiğinde; suça konu edilen plakalara ilişkin soruşturma aşamasında alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 27.01.2015 tarihli uzmanlık raporunda, tescil plakalarının resmiyet kazanması için gerekli olan plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşa ait basılı bulunması gereken soğuk mühür izlerinin bulunmadığı belirlendiğinden, söz konusu plakalar bakımından atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi, 2)Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, öncelikle suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 3)5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinde yer alan düzenleme ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu gözetildiğinde; somut olayda, suça konu belgelerin aynı anda ele geçirildiklerinin ve farklı zamanda düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, TCK’nin 43. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığının gözetilmemesi, 4)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.10.2014 tarihi olarak gösterilmesi yerine 25.09.2014 şeklinde gösterilmesi, 5)Kabul ve uygulamaya göre de; a-Hüküm kurulurken TCK'nin 204/1 maddesi uyarınca temel ceza 2 yıl olarak belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken cezanın 2 yıl 6 ay şeklinde belirlenmesi yerine 3 yıl 1 ay 15 gün belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, b-TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/814 Esas, 2023/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine, tekerrür hükümleri uygulanamayacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; sanığın, polis ekiplerince kovalama sonucu suç tarihi saat 21:25 sıralarında 34...71 plaka sayılı araç ile yakalandığı, araçta bulunan tescil ve trafik belgeleri ile karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin sahte olduğunun belirlendiği, aynı anda ele geçen söz konusu belgelerin aldatma kabiliyetini haiz oldukları, bu şekilde atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu sürücü belgelerin asılları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. 4.Suça konu belgelerin Mahkemece incelendiği ve aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/814 Esas, 2023/252 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/4042, K. 2023/8848, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-4042-e-2023-8848-k-9b6758b9ad76