Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/10507 E. 2024/2798 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10507
- Karar No
- 2024/2798
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.03.2019 SAYISI : 2018/134 E. 2019/23 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı, istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarih, 2013/43 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7. maddeleri gereğince iki defa 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir. 2.Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarih, 2013/43 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2018 tarihli ve 2016/2390Esas, 2018/4934 Karar sayılı ilamı ile "Sanığın, 19/03/2013 tarihli iddianame ile hakkında dava açıldıktan sonra da 3. derece doğal sit alanındaki izinsiz müdahalesini sürdürerek, atılı suçu ikinci kez işlediğinin iddia olunduğu 27/11/2013 tarihli iddianame ile açılıp birleşen dava kapsamında savunmasının alınması için... Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, ancak talimat evrakına birleşen dosyanın 27/11/2013 tarihli iddianamesi yerine asıl dosyanın 19/03/2013 tarihli iddianamesinin eklendiği, dolayısıyla, birleşen dosyanın konusunu oluşturan “iddianame tarihinden sonra inşaatına devam ederek atılı suçu ikinci kez işlediği” iddiasına ilişkin olarak sanığın savunmasının alınmadığı anlaşılmakla; Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2013/230 Esas, 2013/157 Karar sayılı dosyası yönünden sanığın savunması alınmaksızın karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına neden olunması " nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarih, 2018/134 Esas, 2019/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7. maddeleri gereğince iki defa 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarihli, 2019/42887 sayılı ve onama görüşlü Tebliğnamesi ile dosya Dairemize tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; karara itiraz ettiğine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; temyiz yasa yolu yerine sehven istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine mahkemece verilen istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında asıl ve birleşen dosya iddianameleri ile ayrı ayrı kamu davası açıldığına, mahkemece her bir iddianame için ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sanığın tek sefer iki defa cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanığın Çaykara ilçesi Demirkapı mahallesinde bulunan 1998 yılında... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 3332 sayılı kararı ile sit alanı olarak ilan edilen yere 2012 yılı içerisinde inşaat yaptığı, bu suretle doğal yapıyı bozduğu, sanık hakkında 19/03/2013 tarihinde kamu davasının açıldığı, mahallinde 30/5/2013 günü keşif icra edildiği, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın eylemine devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu ve ikinci iddianamenin 27/11/2013 tarihinde tanzim edildiği, sanığın üzerine atılı suçun temadi eden suçlar kapsamında kaldığı ve iddianame düzenlenmesiyle temadinin kesileceği, sonraki eylemlerin yeni bi suç oluşturacağı, sanığın ilk iddianame taihinden sonra eylemine devam ettiği alınan bilirkişi raporuna göre sabit olduğu gerekçesiyle sanık her iki dosyadan da cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 26/04/2018 tarih, 2016/2390 Esas, 2018/4934 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde...tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa 19.02.2019 tarihinde yokluğunda verilip 19.03.2019 tarihinde ceza evi aracılığı ile tebliğ edilen kararı 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca "tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek" temyiz edebileceği bildiriminde bulunulmadığından; Ceza İnfaz Kurumu tarafından tebliğ edilen gerekçeli karara karşı 29.03.2019 tarihinde temyiz yasa yoluna başvuran sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve, Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından 01.03.2019 tarihinde istinaf yasa yoluna başvurulduğu, mahkemece 06.03.2019 tarihli ek karar ile, hükmün istinaf yasa yoluna tabi olmadığı, temyiz yasa yoluna tabi olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verildiği, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından ek karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, 5271 sayılı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Hapis cezaları ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtarına karar verilirken ilgili Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi," ve "Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi,", "Sanığın asıl dosya ve birleşen Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/230 Esas sayılı dosyası yönünden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın iki defa cezalandırılmasına dair hüküm tesisi" hususları Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (9) nolu paragrafı hükümden çıkartılarak yerine, "5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; asıl ve birleşen Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/230 Esas sayılı dosya açısından ertelenen hapis cezalarının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği, 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezaların infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesi, hükmün (1)- (2)-(4) nolu paragraflarındaki "iki defa" ibareleri hükümden çıkartılarak, yerine "asıl dosya ve birleşen Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/230 Esas sayılı dosyası açısından ayrı ayrı " ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.