Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/354 E. 2024/1830 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/354
- Karar No
- 2024/1830
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/601 E., 2019/573 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2015/601 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/8902 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/141880 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/141880 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 2010 yılında gerçekleştirdiği sahte fatura kullanmak eyleminden dolayı 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/27 esas, 2013/1037 sayılı kararı ile mahkûmiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359 uncu maddesinin (b) bendi, "...Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir." şeklindedir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında; “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” denilmektedir. 3. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, ... (5) No’lu Rapor Değerlendirme Komisyonu’nun 24.12.2014 tarihli komisyon mütalaası ve ekindeki 12.12.2014 tarihli ve 2014-A-1322/24 sayılı Vergi Suçu Raporu ile 12.12.2014 tarihli ve 2014-A-1322/22 sayılı Vergi Tekniği Raporuna uygun olarak, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2015 tarihli ve 2015/72898 Soruşturma, 2015/23891 Esas sayılı iddianamesi ile Ak Zümrüt Orm. Ür. Elekt. İnş. Mob. İm. Met. San. Ltd. Şti.’nin yetkilisi sıfatıyla 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama neticesinde, ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2015/601 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararı ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği; sanık hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin 04.07.2011 tarihli ve VDENR-2011-1941/18 ile VDENR-2011-1941/17 sayılı Vergi Tekniği Raporları esas alınarak, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2011 tarihli ve 2011/109575 Soruşturma, 2011/49210 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin olarak yürütülen yargılama neticesinde, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2012/27 Esas, 2013/1037 Karar sayılı kararı ile sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu ile birlikte incelemeye konu 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan da, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Ksnun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükümlerin de Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2017/9459 Esas, 2021/7851 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. Her iki dosya birlikte değerlendirildiğinde; ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2012/27 Esas, 2013/1037 Karar sayılı kararına esas alınan 04.07.2011 tarihli ve VDENR-2011-1941/18 ile VDENR-2011-1941/17 sayılı Vergi Tekniği Raporlarına göre sanığın BGD İnş. Ltd. Şti., Cebrail Koçak, Ayşe Karadeniz, Öz Seval Ltd. Şti. ve Murat Yılmaztürk isimli mükelleflerden temin ettiği sahte faturaları kullandığının iddia ve kabul olunmasına karşın; kanun yararına bozma istemine konu ... 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2015/601 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararına esas alınan 12.12.2014 tarihli ve 2014-A-1322/22 sayılı Vergi Tekniği Raporunda sanığın 2010 takvim yılında diğer raporda isimleri belirtilen mükelleflerden aldığı sahte faturaların yanı sıra ayrıca Turpak End. Ltd. Şti., Aktif El. Ltd. Şti. ve İbrahim Alkan isimli mükelleflerden temin ettiği sahte faturaları da KDV indiriminde kullandığından bahsedildiği anlaşılmakla, talep konusu davanın mükerrer olduğundan bahsedilemeyeceği, buna karşın sanığın aynı takvim yılında farklı mükelleflerden temin ettiği sahte faturaları kullandığına ilişkin tespitin yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç kapsamında kaldığı anlaşılmakla, belirtilen nedenle kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiş, UYAP üzerinden yapılan incelemede kanun yararına bozma konusu yapılan dosya kapsamında, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir....359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” hükümleri uyarınca uyarlama işlemi yapıldığına yönelik bir karara rastlanılmadığından, zincirleme suça ilişkin tespitlerin uyarlama yargılaması sırasında mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.