Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/8396 E. 2026/5610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8396
Karar No
2026/5610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1293 E., 2021/304 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Katılan vekilinin temyiz isteminin, katılana ait olup da sanığın blokeli banka hesabında bulunan paranın katılana iadesi talebine münhasır olduğu belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/289 Esas, 2020/192 Karar sayılı kararıyla, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son maddesi uyarınca kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasıtalebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/1293 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanığın kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-(L)-son, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 105.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Katılana ait olup da sanığın blokeli banka hesabında bulunan paranın, gerekçeden yoksun bir şekilde katılana iadesine karar verilmemesi nedeniyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın, dava dışı failler tarafından araç olarak kullanıldığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün hukuka uygun olduğuna, sanığın suçu işlediğine veya iştirak ettiğine dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılanın 26.07.2018 tarihinde .. numaralı telefondan arandığı, arayan şahsın ...'tan aradığını söyleyip kendisini banka personeli olarak tanıttığı, hesabına 70.000 TL para aktarımı olduğunu söyleyip, böyle bir para bekleyip beklemediğini, paranın nereden geleceğini sorduğu, katılanın böyle bir para beklemediğini, esnaf olduğumu ve gelecek bir havale olmadığını söylediği, daha sonra katılanın tekrar arandığı, arayan şahsın, bu paranın ...isimli şahıs tarafından hesabına yanlışlıkla geçirilmiş olduğunu, bu nedenle hakkında şikayetçi olduğunu, paranın iade edilmesi gerektiğini, parayı iade edeceklerini, iade işlemi için gerekli olduğunu söyleyip katılandan şifre ve diğer bilgilerini istedikleri, katılanın bankadan arandığına ve arayan kişinin banka görevlisi olduğuna inanarak şifreyi arayan kişiye verdiği, sonrasında katılanın banka hesabından sanığın banka hesabına aynı gün bireysel internet bankacılığı kanalı ile "araç ücreti" açıklamalı 70.000,00 TL para transferi yapıldığı, bu transfer edilen paradan 30.000,00 TL'nin sanık tarafından yanında babası olduğu halde aynı gün tarihinde saat 15:44:42'de ... ... .. Şubesinden gişeden çekildiği, 1.500 TL'nin ise aynı gün sanığa ait banka kartı kullanılarak ... ...'ın .. .. .. ATM'sinden çekildiği, zararın giderilmediği iddia olunan olayda;

Suçu kabul etmeyen sanığın, .. Mobilya İmalat San ve Tic. Ltd. Şti. unvanı ile mobilya imalatı yaptığını, 2018 yılı Haziran ayında kendisinden 10.000,00 TL civarında alışveriş yapan kimliği meçhul kişilerin, 2018 yılı Temmuz ayında yine iş yerine geldiklerini, bu kez 38.000,00 TL’lik ürün sipariş ettiklerini, paranın yatırılması için sanığın .. ...'a ait hesap bilgilerini verdiğini, hesabına 70.000,00 TL’nin yattığını, babasıyla birlikte Şubeden 30.000,00 TL çektiğini, bu sırada dışarıda beklemekte olan şahıslara bu parayı verdiğini, geri kalan 2.000,00 TL’yi de şahısların kendilerinin çekmesi için kartını ve şifresini verdiği, nitekim aynı gün sanığın banka kartı ile ATM'den günlük para çekme limiti olan 1.500,00 TL'nin çekildiği anlaşılmakla, ATM'den para çeken şahsın eli ile yüzünü kapattığı, bu kişinin sanıktan farklı bir kişi olduğunun fotoğraflardan anlaşıldığı, kimliği meçhul kişilerin sanıkla Haziran ayında ticari ilişki kurdukları, sanığın onlara 10.000,00 TL değerinde ürün sattığı, meçhul kişilerin bu şekilde sanığın güvenini kazandıkları, Temmuz ayında ise önceden tesis etmiş oldukları bu güvene istinaden sanığın banka hesaplarını sanığın suç işleme iradesi olmadığı hâlde suçta kullandıkları, sanığın uhdesinde kalan 38.000,00 TL'nin, bu meblağın suçtan elde edilen haksız kazanç karşılığı komisyon değil ticari ilişki nedeniyle elde ettiği kazanç olduğuna dair inançla hareket ettiği gözetilerek, sanığın kimliği meçhul kişilerle birlikte suç işleme iradesiyle hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyet hükmü tesisi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/1293 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/8396, K. 2026/5610, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-8396-e-2026-5610-k-a8734e9cfc8d