Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2478 E. 2023/10790 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2478
Karar No
2023/10790
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2021/161 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2012/190 Esas, 2012/632 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan ile sanığın yüzüne karşı verilen karara yönelik itiraz yoluna başvurulmaması nedeniyle bu kararın 07.06.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli ve 2014/228 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli ve 2014/228 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 05.04.2017 tarihli ve 2015/1267 Esas, 2017/8754 Karar sayılı kararıyla; "Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2017/298 Esas, 2018/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezalarının toplanması suretiyle 3.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adlî para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 5. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2017/298 Esas, 2018/228 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2018/5059 Esas, 2020/2122 Karar sayılı kararıyla; "Katılan ile sanığın arkadaş oldukları, otobüs durağında karşılaştıklarında sanık katılandan cep telefonunu bir süreliğine kullanıp iade etmek üzere istediği, sanık telefonu aldıktan sonra ayrıldığı, katılan telefonu getirmesini beklediği ancak sanığın telefonu iade etmediği, bu suretle sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda, sanık savunması, katılan beyanı, uzlaştırma raporu ile dosya içeriğine göre sanığın atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, nitekim sanık hakkında denetim süresi içinde suç işlediğinden Mahkemenin2014/228 Esas, 2014/238 Karar sayılı ilamı ile hükmün aynen açıklandığı, ancak Dairemizin bozma ilamı sonrası verilen ve temyiz incelemesine konu hükümde sanık hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması, Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında hapisten çevrilen 3000 TL adli para cezası ile 80 TL adli para cezasının infazda tereddüt oluşturacak şekilde toplanmak suretiyle 3.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, " Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanığın, önceden tanıştıkları katılan ile otobüs durağında karşılaştıkları, katılandan kısa konuşma yapıp iade etmek üzere cep telefonunu istediği, katılanın cep telefonunu verdiği ancak sanığın, telefonda konuşurken katılanın yanından uzaklaşarak kaçtığı, telefonu iade etmediği, katılanın zararını da gidermediği anlaşılmıştır. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, arkadaşı olan katılanın telefonunu, paraya ihtiyacı olduğu için satmak amacıyla istediğini savunduğu görülmüştür. 3. Katılanın aşamalardaki anlatımlarının istikrarlı olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece Hukukî Süreç altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereği Uzlaştırma Bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında mevcut Uzlaştırma Raporundan anlaşılmıştır. 5. Mahkemece Hukukî Süreç altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında yeniden hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl hapis cezasını gerektiren, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/2478, K. 2023/10790, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-2478-e-2023-10790-k-620f7822f26d