Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/4338 E. 2024/5161 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4338
Karar No
2024/5161
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/836 E., 2016/106 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gaziosmanpaşa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 gün ve 2015/836 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, müşteki vekilinin dilekçesi ile kovuşturma aşamasında şikayetlerinin devam ettiğini bildirdiği, mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören müştekinin kamu davasına katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 02.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/4338, K. 2024/5161, T. 17.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-4338-e-2024-5161-k-aaf5d37bc07f