Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2684 E. 2023/7706 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2684
- Karar No
- 2023/7706
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/717 E., 2013/318 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2013 tarihli ve 2012/717 Esas, 2013/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2014/16963 Esas, 2014/15809 Karar sayılı ilamı ile sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek kararın onanması suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.04.2023 tarihli ve 2022/24247 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46332 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46332 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin sanığa internetinde sorun olduğundan dolayı başvurması üzerine sanığın sorunu çözeceğini beyan ederek müştekinin nüfus cüzdanı fotokopisi ile su faturasını aldıktan sonra kimlik bilgileri kullanılarak müştekinin bilgi ve rızası dışında 1 adet GSM telefon hattı çıkarttığı olayda, suç ve karar tarihinden önce 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na 6518 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesindeki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ile aynı Kanun’un 63/10. maddesindeki “Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemelere nazaran, sanığa isnad edilen eylemin daha özel nitelikteki 5809 sayılı Kanun’un 63/10. maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu kapsamda üzerine atılı bulunan suç bakımından sanığa usûlüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez. " şeklinde, aynı maddenin 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 06.02.2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi ile eklenen dördüncü fıkrası; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklinde ve aynı Kanun'un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ise; "bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır. Ancak kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ...'in, ... ilinde faaliyet gösteren ... İletişim isimli iş yerinin sahibi olduğu, incelemeye konu sanık ...'ın da bu iş yerinde çalıştığı, şikâyetçinin internetinde yaşadığı sorun nedeniyle belirtilen iş yerine başvurduğu ve sanık ...'ın sorunu çözeceğinden bahisle şikâyetçiye ait kimlik fotokopisi ve su faturasını alarak şikâyetçi adına suça konu 0507 (...) (...) (...) numaralı hatta ait 07.02.2011 tarihli abonelik sözleşmesini sahte olarak düzenlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanık ...'ın eyleminin 06.05.2013 tarihli hükümden sonra yürürlüğe giren 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki suça vücut vereceği, hüküm tarihi itibarıyla bu fıkranın henüz yürürlükte olmadığı, bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede; 5809 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınca uyarlama talep edilmesi sonrası, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli ve 2014/252 Esas, 2014/765 Karar sayılı kararı ile ; "...Sanık ... daha önce mahkememizce 06/05/2013 tarih 2012/717 Esas 2013/318 Karar sayılı ilam ile özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararla temyiz edilmeden 23/09/2013 tarihinde kesinleştiği, daha sonra Alanya C. Başsavcılığının yazısı üzerine sanığın üzerine atılı suçun 5809 sayılı yasayla değiştirildiğinden dolayı uyarlama yapılmasına karar verilmiş ve yapılan incelemede sanığın işlemiş olduğu suç 5809 sayılı kanunun 63/10. mad. göre adli para cezasına dönüştürülmüş olup, süresi içinde söz konusu adli para cezasını ödemesi için süre verilmiş ise de sanık bu süre geçtiği halde bugüne kadar suçun karşılığı olan adli para cezasını ödemediğinden dolayı hakkında 5809 sayılı yasanın 6518 sayılı yasa ile değişik 63/10. mad. göre sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir..." denilmek suretiyle, sanığın neticeten 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46332 sayılı kanun yararına bozma istemindeki "...sanığa usûlüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki düşünce yerinde görülmemiş olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.