Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41751 E. 2023/7588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/41751
Karar No
2023/7588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/118 E., 2015/228 K. SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f-son bendi, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz isteği, ... ile aralarında bir sözleşme olmadığı, aile şirketi olan ...İnşaat isimli firmayla büyük firmaların taşeronluğunu yaptığı, Recep'in beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, o tarihlerde aldığı inşaat işi olmadığı, ...'in ... diye hitap ettiği gerçek adını daha sonradan öğrendiği ... isimli kişi ile kendisini tanıştırdığı, Ahmet kendisine eşlik etmesini istediğinden ...'a geldiğini, suçların unsurlarının oluşmadığı, kararların bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz isteği; Seyfettin Işık'ın kendisine borcu olduğu ve ödeme imkanının bulunmadığını söyleyerek yeğeni olan diğer sanık ... ile kendisini Poyraz olarak tanıtan daha sonra ... olduğunu öğrendiği yanına gittiklerini, Poyraz'ın 3.500,00 tl verilirse çeki vereceğini söylediği ancak kendisinin kabul etmediği ve oradan ayrıldığı, Recep'in beyanlarının çelişkili olduığu, tek eyleme dayanılarak iki ayrı suçtan cezalandırılamayacağı, şüphe olduğu, beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanıkların ...'de 13 adet dairelerinin bulunduğunu, inşaat işi ile uğraştıklarını, bahsettikleri dairelerin çevresine güvenlik amaçlı demir yaptırmak istediklerini söyleyerek katılan ile fiyat konuştukları, bir sonraki gün bahse konu yere ait ölçüleri şahısların getirdiği ve iş karşılığında da bedeli konuştukları ancak şahısların üzerlerinde para olmadığını söyledikleri ve Halil İbrahim'in cebinden suça konu sahte çeki çıkararak katılana verdiği, katılanın ...'da çeki kırdırmak istediği ancak kırdıramayınca ...'a geldiğini ve burada çekin sahte olduğunu öğrendiği anlaşılmıştır. 2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 22.10.2014 tarihli ve BLG-2014/11147 sayılı uzmanlık raporunda; çekin sahte olduğu belirtilmekle, yapılan mukayesede çek üzerindeki yazıların sanıkların ve müşteki Yüksel'in el yazıları ve imzaları arasında ilgi ve irtibat bulunmadığı belirtilmiştir. 3.Mahkemesince, sanıkların her ikisi de suçtan kurtulmaya yönelik, birbirleri ile tamamen tutarsız ve çelişkili beyanlarda bulundukları, iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında ise sanık ...'in aşamalardaki beyanlarında müşteki Recep'i tanımadığını söylemesine rağmen müşteki ile çeki verdikleri tarihte ve müştekinin beyanında olaydan bir gün sonra tekrar geldiklerini doğrular şekilde çekin verildiği tarihten bir gün sonrada arama kayıtlarının bulunduğu, ayrıca sanıklarında birbirleri ile özellikle olay tarihi, öncesi ve sonrasında bir çok telefon görüşmeleri olduğu; dosya kapsamındaki sanık, müşteki beyanları, iletişim tespit tutanakları, kriminal daire raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar sanıklar müştekiye sahte çek vermedikleri yönünde savunmada bulunmuş iseler de müştekinin tüm aşamalardaki samimi ve birbiri ile tutarlı beyanları, çekin sahteliğinin anlaşılmasının akabinde müştekinin sanıkları kesin olarak teşhis etmesi, sanıkların telefon numaralarını vermesi ve iletişim tespit tutanaklarının müşteki anlatımlarını doğrulaması karşısında sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği; her ne kadar kriminal daire raporunda çek üzerindeki yazıların sanıklara ait olmadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle suça konu sahte çeki sanıkların müştekiye verdikleri yönünde vicdani kanaate varılmış olmakla bu hali ile resmi belgede sahtecilik ve banka aracı kılınarak dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Katılan ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanıkların ... ilçesinde bulunan iş yerine gelerek ... İlçesine bağlı Eriklice beldesinde... isimli yerde 13 adet dairelerinin bulunduğunu, kendilerinin inşaat işiyle uğraştıklarını, dairelerin çevresine güvenlik amaçlı demir yaptırmak istediklerini söylediklerini, ölçü verdiklerini, 21.500,00 TL 'ye anlaştıklarını, sanık ......'ın cebinden çıkardığı suça konu çeki verdiğini, çeki tahsil et malzemeleri bununla al dediğini, işe de 1 hafta sonra başlamasını söylediklerini, çeki kırdırmak için önce ...'da birkaç yerle görüştüğünü, daha sonra ... Merkezde ... isimli bir şahsın kendisini...mahallesinde bir kahvehanede birileriyle tanıştırdığını, bu kişinin de çekin sahte olduğunu söylediğini; kovuşturma aşamasında ise, sanıkların ...'de yazlığın bahçesine çardak yapacaklarını söyleyerek profil demir aldıklarını, karşılığında çek verdiklerini , çekin bedeli malzeme bedelinden fazla olduğundan ertesi gün gelerek yine demir almak istediklerini, kendisinin toptancıya gittiğini, toptancı Metin Güven'in çekin sahte olduğunu söylediğini, 8.000,00 TL zararının olduğunu belirttiği, yine soruşturma aşamasında sanıkları teşhis ettiğine ilişkin 13.02.2013 tarihi tutanak tutulduğu, ancak yine soruşturma aşamasında savcılık huzurunda alınan beyanında sadece sanık ...'ı teşhis ettiğini, diğer sanık ...'i teşhis edemediğini, çeki de ...'in kendisine verdiğini söylediği, 17.12.2012 tarihinde ...Kıraathanesinde bulunan bir şahısta çalıntı çek olduğunun ihbarı üzerine soruşturmanın başlatıldığı ve sanıkların suçu kabul etmedikleri anlaşıldığından gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, katılan ...'ün yeniden dinlenilerek soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, katılan ...'e usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması, çeki ne amaçla hangi hukuki ilişkiye istinaden alındığının açıklattırılması, buna ilişkin elinde bilgi, belge var ise sunulmasının istenmesi, suça konu çek karşılığında bir mal teslim edip etmediğinin tespiti ile eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesi, katılan ...'in "....../..." adresinde bulunduğunu ve çekin burada verildiğini belirttiği iş yerine ilişkin iş yeri açma ruhsatı vb. kayıtların getirtilerek, gerçekten böyle bir iş yeri bulunup bulunmadığına ilişkin araştırma yapılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması, 2. Kabule göre de; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden engel adli sicil kaydı olmayan, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni sayılan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yönünde talebi bulunan sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen "erteleme" hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması hususunun kararda tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/228 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41751, K. 2023/7588, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-41751-e-2023-7588-k-6f4a372e9789