Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40738 E. 2026/1301 K. – Kamu Görevlisin
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40738
- Karar No
- 2026/1301
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2213 E., 2019/1119 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, katılan vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kahramanmaraş 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2014/113 Esas, 2018/102 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3'er yıl ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/2213 Esas, 2019/1119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ile diğer sanıklar ..., ..., ..., ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanıklar hakkında; kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili temyiz isteğinde; atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna, sanıkların bahse konu suçu işlediklerine, dosya içerisinde sanıkların yargılamaya konu suçu işlediklerine dair kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delillerin bulunduğunu, mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08.02.2023 tarihinde öldüğünün belirlenmesi karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(a) maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-(a) maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-(g) maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği, somut olayda, 07.11.2012 tarihinde icra edilen haciz işlemi sırasında düzenlenen haciz tutanağına göre araçlarda eksiklikleri tespit edilen malzeme, aparat ve ekipmanların olup olmadığının ve sanık ...'in diğer sanıklar ile iştirak halinde hareket edip etmediğinin tespiti bakımından, iletişim tespit dökümlerinin ayrıntılı şekilde incelenerek sanıkların özellikle... ile görüşme sağlayıp sağlamadıkları, tespit edilmesi halinde telefon görüşmesi içeriklerinden atılı suçu işlediklerine dair iştirak halinde hareket ettiklerine dair görüşmede bulunup bulunmadıkları, PTS kayıtları dosya arasına alınarak, araçların haciz tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde ki görüntü dökümlerinin dosya arasına alınması, haciz sırasında haciz tutanağında eksik olduğu belirtilen ekipman ve parçaların kamyonlar üzerinde takılı olup olmadığı, aşamada dinlenen tanıkların bir kez daha celp edilerek, haciz işleminin icra edildiği tarihten önce mi yoksa daha sonraki bir tarihte mi kamyonlar üzerinde olmadığı belirtilen parçaların söküldüğünün açıklığa kavuşturulmasının ardından toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A.Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/2213 Esas, 2019/1119 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.