Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/3411 E. 2026/6606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3411
Karar No
2026/6606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/1105 E., 2026/328 K. SUÇLAR : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2025/319 Esas, 2026/22 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son, 52/2-4, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 500.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve karar verilmiştir.. 2. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.03.2026 tarihli ve 2026/1105 Esas, 2026/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkemenin yalnızca katılanın beyanları ile değerlendirme yaptığı, deliller arasında çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğu ve müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/3411, K. 2026/6606, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-3411-e-2026-6606-k-43a20cecb1af