Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40707 E. 2023/10799 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40707
- Karar No
- 2023/10799
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/213 E., 2019/334 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. 1. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/328 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/328 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/36444 Esas, 2017/28094 Karar sayılı kararıyla; "09/11/2015 tarihli iddianamede, sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;" Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir. 3. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2018/33 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. 4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/213 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2021 tarihli, 2019/116155 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık M. adına kayıtlı 0551 ... 22 ... numaralı telefon hattıyla katılanın telefonunun arandığı, arayan kişinin kendisini polis memuru olarak tanıttığı, katılana TC kimliğinde 50.000,00 TL borç gözüktüğünü, evinde arama yapılacağını, eğer değerli bir şey bulurlarsa suçlu duruma düşeceğini, bu işi yapanlara operasyon yapıp yakalayacaklarını evde değerli ne varsa çıkarıp gelecek sivil polise teslim etmesini söylediği, bu sırada telefonda konuşan kişinin polis olduğu konusunda inandırıcılık sağlamak için telsiz sesleri de kullanıldığı, katılanın telefonda konuştuğu kişinin talimat ve yönlendirmesiyle sanık ... ile sokakta buluştuğu ve birlikte katılanın evine girdikleri ve katılanın burada sanığa 6.000,00 TL civarında para, yaklaşık 800,00 Euro, 12 adet çeyrek altın, 7 adet bileklik, 3 adet bilezik, 4 adet yüzü ve ucunda kalp figürü bulunan bir adet zinciri teslim ettiği, sanığın da söz konusu değerleri alarak gittiği anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır. 4. Katılanı arayan hatta ait arama ve aranma kayıtlarını gösterir HTS dökümleri, soruşturma aşamasında kolluk tarafından suç tarihinde tanzim olunan Teşhis Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 5. Katılana, kovuşturma aşamasında Mahkemece de sanığın gerek Sesli ve görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden gerekse farklı yıllara ait fotoğrafları üzerinden teşhis ettirildiği duruşma tutanaklarından anlaşılmıştır. 6. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak katılanın uzlaşmak istememesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan 10.08.2018 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır. 7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Görüşü Yönünden Dava dosyasında, katılanı arayan hatta ait arama ve aranma kayıtlarını gösterir HTS dökümleri mevcut olup katılan ile suç tarihinde saat 13:27:19'da 3318 saniye, 14:23:11'de 2362 saniye ve 15:02:53'te 1749 saniye görüşmeler yapıldığı, ayrıca bu görüşmelerden önce ve sonra ... il kodu ile başlayan sabit hatlarla da görüşmeler yapıldığı, katılandan suça konu eşyalar alındıktan sonra telefon hattının bir daha kullanıldığı, katılanın saat 17:48'de polis merkezine müracaat ederek sanığın eşgalini verdiği ve saat 18:50'de imzalanan Teşhis Tutanağı'na göre sanığı fotoğraf üzerinden teşhis ettiği, keza katılanın, bozma ilâmına konu hüküm yönünden yargılama yapan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 03.03.2016 tarihli celsede SEGBİS'TE hazır olan sanığı bizzat ve kesin olarak ve bozma sonrası yargılama yapan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde de 26.02.2019 tarihli celsede farklı yıllara ait fotoğrafları üzerinden teşhis ettiği anlaşılmakla, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/328 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmı ile sanık hakkında adli para cezası yönünden hükmolunan netice cezanın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, nitekim Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verildiği gözetilmeksizin bozma üzerine yapılan yargılamada netice hapis cezası yönünden daha ağır hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B-2) paragrafında açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/213 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca adli para cezası yönünden sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla sanığın 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.