Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40435 E. 2024/8561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40435
- Karar No
- 2024/8561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/605 E., 2021/7 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzelilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2013 tarihli ve 2021/1867 Esas 2013/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan )15. Ceza Dairesinin 2018/8214 Esas, 2019/5893 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2019/605 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri ve 1412 yayılı kanunun 326/son maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, tanıklarının dinlenmediğini, araç kiralarken bilmediği birisinin isminin yazdırıldığını, altına imza attığını suçu kabul etmeyerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, ruhsat sahibi ...’den çalınmış olan 34 ... 66 plakalı aracı kendisini ... ismi ile tanıtarak katılan ...’ya haricen sattığı ve 9.000 TL kaparo aldığı, ruhsat sahibinin vekaletnamesini getireceğini söyleyerek ayrıldığı ancak daha sonra katılanın sanığa ulaşamadığı, aracın emniyet ekipleri tarafından ruhsat sahibine iade edildiği, olayda sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık ...'in isteği üzerine ... isimli şahıstan hasarlı olarak aldığını ve masraf yaptığını, müşteki ...'in gelerek aracını almadığını, bunun üzerine aracı ...'ya 10.000 TL ye sattığını, 9.000 TL sini peşin aldığını, gerçek isminin görünmesini istemediği için de ... ismini kullandığını, sözleşmede yazılı bulunan 10.000 rakamının yanına '' 0'' eklenerek 100.000 yapıldığını belirtmiş ancak mahkemece savunmasına itibar edilmemiştir. 3. Mahkemece; katılan beyanı, araç satış sözleşmesi uyarınca sanığın üzerinde fotoğrafı bulunan ve ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile araç satış sözleşmesi imzaladığı akabinde de kapora alıp ortadan kaybolmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında bozma ilamı öncesinde dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde adli para cezası taksitlendirilmesine rağmen bozma ilamı sonrasında kurulan hükümde sanık aleyhine olacak şekilde taksitlendirilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün , Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (6) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere ''5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak adli para cezalarının birbirini takip eden aylarda alınmak üzere 4 eşit taksitte tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.