Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40327 E. 2026/5777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40327
Karar No
2026/5777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/152 E., 2015/374 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik (değişen suça vasfına göre 5809 sayılı Kanun'a muhalefet) suçuna yönelik olduğu, katılan .... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, katılan ...'nin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, belirtilen husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanıklara yüklenen özel belgede sahtecilik (değişen suça vasfına göre 5809 sayılı Kanun'a muhalefet) suçundan zarar gören Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'nun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi uyarınca bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ancak kovuşturma evresinde usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmediği anlaşılmakla, süresinde verdiği temyiz dilekçesiyle katılma talebinde bulunan Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu’nun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılan sıfatıyla kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

A. Sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ...'nin temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun mağdurunun katılan .... olup, atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nin kamu davasına katılma ve bu suçtan kurulan hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan .... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan .... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan ...'nin, katılan .... vekilinin ve katılan Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanıklar hakkında, sahte abonelik sözleşmeleri düzenledikleri iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, sübutu halinde sanıkların eylemlerinin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede; atılı suç için belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...'nin, katılan ....'nin ve katılan Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan .... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Ana bayi olan ...'in yetkilisi olduğu ASG Bilişim İletişim Hizmetleri Ltd Şti. bünyesinde, Ulaş İletişim ismiyle alt bayi olarak çalışan sanığın, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Sebahattin Akbaba adına, bu kişilerin nüfus cüzdanı fotokopilerini kullanarak sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediğinin, tahsis edilen hatlara ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğinin, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunması; ...'in savunmasında, olay tarihinde ... şirketinin 140 adet abone yapan alt bayilere 8.000,00 TL prim verdiğini, bu nedenle alt bayiler tarafından fazla miktarda hat satıldığını, bunlardan birisinin de diğer sanık ... olduğunu, daha sonra bu sanık tarafından satılan ... hatlarına ilişkin sorunlar çıkmaya başladığını ve sahte olduklarının tespit edildiğini, bu durumun genel merkeze iletilmesi üzerine sanığın ... bayiliğinin iptal edildiğini, buna rağmen sanığın kendisi dışındaki diğer bayiileri de tanıdığı için prim almak amacıyla hat satışına devam ettiğini belirtmesi, sanık ...'ın alınan savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu hatların kendi bayisinden açıldığına dair herhangi bir delil olmadığını, kaldı ki bu hatları sokaklarda stand açan ...'den aldığını söylemesine karşın, ...'ün tanık olarak alınan beyanında; 2009-2011 yılları arasında sanık ...' ın yanında çalıştığını, o dönemde sanığın yanında yaklaşık 30 kişilik bir üniversite öğrencisi grubunun olduğunu, açtırılan hat başına prim alındığını, sanığın farklı kişiler adına onların bilgisi olmadan hat açtığını yanında çalışan diğer kişilerden duyduğunu bildirilmesi, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre, adlarına abonelik sözleşmesi düzenlenen ve katılanlar ile sanıklara ait olmayan yazı ve imzaların, tanık ...'ün de eli ürünü olmadığının belirtilmesi ile ..., ..., ..., ... ve Sebahattin Akbaba adına düzenlenen abonelik sözleşmelerinde Ulaş İletişim kaşesinin bulunması karşısında; sanık hakkında katılan ....'ne yönelik, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 43. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan .... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40327, K. 2026/5777, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40327-e-2026-5777-k-ec9b8e0af75f