Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40192 E. 2023/6492 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40192
Karar No
2023/6492
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1351 E., 2019/1567 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/177 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2018/1351 Esas ve 2019/1567 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın aleyhe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık ...'ın inkara yönelik savunmalarının aksine mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin istinaf talebinin esastan reddi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması ve sanık ... hakkında, olayın oluşu ve tüm dosya kapsamına göre üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf talebinin esastan reddi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'ın yargılamanın tüm aşamalarındaki samimi, tutarlı ve istikrarlı beyanları karşısında atılı suçu işlediğine dair kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine; sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarının tutarsız ve gerçek dışı olup suç isnadından kurtulmaya yönelik olduğu kanaati ile verilen mahkumiyetine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmasına rağmen istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken dolandırıcılık suçuna konu edilen paranın yatırıldığı hesap sahibi olan ve parayı çekenin sanık ... olduğu, sanığın çektiği parayı diğer sanık ...'a verdiği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ...'ın beraatine ilişkin kararın, sanık ... hakkında benzer nitelikte çok sayıda dosya bulunması ve bu dosyalardaki savunmalarının da benzer nitelikte olması karşısında başka kişilerin banka hesaplarını kullanan kişi olduğunun anlaşılmasına rağmen soyut olarak masum olduğu yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceğine ve kabule göre de eksik incelemeyle verilen hükmün usul ve esas yönünden bozulmasına, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın aşamalardaki beyanlarının samimi, istikrarlı ve tutarlı olduğuna, ancak istinaf incelemesinde diğer sanığın çelişkili ifade, beyan, savunma ve iftiralarına itibar edildiğine, bu şahsın suç ve sabıka dosyasının görmezden gelinerek hakkında beraat hükmü verildiğine, baştan beri doğruları söyleyen ve suça konu olayla ilgisinin olamayacağı açık olan sanık ...'ın cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuka ve yasaya uygun olmadığına, eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen istinaf kararının, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Müştekiyi telefonla arayan bir kişinin, sergilediği hileli davranışlar ile yönlendirerek kredi kartı ile altın almasını sağladığı, daha sonra bu altını nakde çevirterek 7.650,00 TL'yi sanık ...'a ait olan banka hesabına yatırmasını sağladığı, hesabına yatan paranın sanık ... tarafından çekildiği, ancak sanık ...'ın parayı çektiğini kabul etmesine karşın sanık ...'ın yönlendirmesi ile hareket ettiğini ve çektiği parayı sanık ...'a verdiğini beyan ettiği, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; ... sanık ...'ın yargılamanın tüm aşamalarındaki samimi, tutarlı ve istikrarlı beyanları, sanık ...'ı arkadaşının kuzeni olarak tanıması nedeniyle sanığın talebi ile yalnızca yardım amaçlı hesap numarasını verdiği, mağdur tarafından yatırılan parayı çekerek diğer sanık ...'a teslim ettiği anlaşıldığından, sanığın atılı suçu işlediği yolunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından beraatine; sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, mağdur ve diğer sanık ...'ı tanımadığını, kovuşturma aşamasında ise daha önceki tarihlerde de hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle birden fazla kez dava açıldığını ve bu davaların açılmasının sebebinin ... olduğunu, sanık ... ...'ın da ... ile birlikte dolandırıcılık suçunu işlediklerini duyduğunu beyanla isnad edilen suçu işlemediğini beyan etmişse de sanık ... ile ...'ın birlikte suç işlediklerine dair iddianın araştırması için Adana Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevaben sanık ... ile ... hakkında herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığının bildirilmesi, sanık ... hakkında aynı yıl ve birbirini takip eden ay ve günlerde benzer yöntemle bir çok kişinin hesap numarası bilgilerini alarak dolandırıcılık suçunu işlediğine dair soruşturma ve dava dosyalarının bulunması karşında sanık ...'ın savunmasının yalnızca suç isnadından kurtulmaya yönelik olduğu hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla, sanık ...'ın dolandırıcılık suçundan ... mahkumiyetine karar verilmiştir, şeklindedir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; ... sanık ... dosyada hesabına para yatırılan kişidir. Bu parayı çektiği de sabittir. ... parayı ...'ın isteği ile çekip ona verdiğini söylemiştir. Ancak bu konuda dosyaya yansımış en ufak bir delil ya da delil emaresi bile yoktur. Sanık ...'ın parayı ... dışında sayısız kişiye de verdiğini söylemesine mani bir hal yoktur. Dairemizce tarafların HTS kayıtları getirtilip incelenmiş, bilirkişi taraflar arasında bir görüşmenin olmadığını tespit etmiştir. Sanık ... hakkında devam eden ya da kapanmış çok sayıda soruşturma ve kovuşturma dosyası mevcuttur. Bu konuda adli sicil kaydında da benzer suçlardan hükümlülüğü vardır. Ancak her dosya kendi içerisinde değerlendirilmelidir. Varsayımla, önceki hükümlülüklerle bir kişinin beraatine ya da mahkumiyetine karar vermek dosyanın adaleti açısından uygun düşmez. Açıklanan tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına, sanıklar hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle sanık ...'a isnat edilen dolandırıcılık suçundan beraatine, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan ... mahkumiyetine karar verilmiştir, şeklindedir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamı itibarıyla; sanık ...'ın aşamalardaki istikrarlı ve hiç bir maddi menfaat temin etmediğine yönelik beyanlarının aksine mahkumiyetine yeterli kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, buna karşın sanık ...'ın beyanlarının aşamalarda birbiri ile çelişkili olduğu ve savunması doğrultusunda ilk derece mahkemesince yapılan incelemede doğruluğunun teyit edilmediği anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi kabulüne karşın, taraflar arasındaki görüşmelerin tespitine esas alınan ve sanık ... tarafından kullanıldığı yakalama ile alınan 14.04.2013 tarihli sorgusunda beyan edilen ... numaralı GSM hattının abone bilgisinin tespit edilememesi, sanık ...'ın söz konusu hattı kullandığını beyan ettiği tarih ile suç tarihini kapsar şekilde görüşme tespiti talep edilen 13.09.2011 - 14.10.2011 tarihleri arasında geçen süre, bu şekilde suç işleyen kişilerin sürekli olarak farklı telefon numaraları edinerek kullanmaları gerçeği karşısında, sanık ...'ın uzun süre aynı GSM hattını kullanmamasının olağan olması, sanığın UYAP ve adli sicil kayıtları ile sabit olan benzer nitelikteki eylemleri, sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında mağdur ve diğer sanık ...'ı tanımadığını, kovuşturma aşamasında ise daha önceki tarihlerde de hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle birden fazla kez dava açıldığını ve bu davaların açılmasının sebebinin ... olduğunu, sanık ...'ın da ...ile birlikte dolandırıcılık suçu işlediklerini duyduğunu beyan ederek üzerine atılı suçlamayı inkara yönelik savunması üzerine, sanık ... ile ...'ın birlikte suç işlediklerine dair iddianın araştırılması neticesinde sanık ... ile ... hakkında herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığının anlaşılması, buna karşın sanık ... hakkında aynı yılın birbirini takip eden ay ve günlerinde benzer yöntemle bir çok kişinin hesap bilgilerini alarak dolandırıcılık suçunu işlediğine dair hakkında soruşturma ve dava dosyaları bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ...'ın beraatine karar verilmesi nedeniyle, sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2018/1351 Esas ve 2019/1567 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40192, K. 2023/6492, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40192-e-2023-6492-k-e419d1e84457