Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38973 E. 2026/3813 K. – Hizmet Nedeniyl

Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/38973
Karar No
2026/3813
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E., 2021/219 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararında izah edildiği üzere; sanık ile katılan arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil, katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde avukat olan sanığın, vekil sıfatıyla yürüttüğü icra takibi sırasında tahsil ettiği meblağı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu ve yine vekâlet ilişkisi kapsamında kendisine teslim edilen çekleri, Noter vasıtasıyla tebliğ edilen İhtarname'ye rağmen iade etmediği şeklindeki isnadın, 5237 sayılı TCK m. 155/2. maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın tayini sırasında 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında temel cezanın belirlendiği ilk paragrafta yer alan "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan," ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38973, K. 2026/3813, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-38973-e-2026-3813-k-d1fb88d80c82