Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37724 E. 2024/9035 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37724
Karar No
2024/9035
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/122 E., 2021/219 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2012/1319 Esas, 2015/756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından, sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile teşdiden usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ... ve temyiz dışı sanıkların iştirak halinde hareketle içlerinden birisinin şikayetçiyi arayarak kendisini “Komiser ...” olarak tanıtarak “banka hesabınız üzerinden terör bağlantılı şahıslara para gönderilmiş, size yardımcı olabilmemiz için emniyete gelin” diyerek müteakip aramalar neticesinde temyiz dışı sanık ...’ın hesabına 5.000,00 TL para göndermesini sağladıkları, sanık ...'ın paranın bir kısmını kendisinin aldığı, kalan kısmı sanık ...'e verdiği, sanık ...’in de paranın bir kısmını temyiz dışı sanık ...’e verdiği, temyiz dışı sanık ...'ı ayrı soruşturma konusu dolandırıcılık suçundan emniyet güçleri tarafından takip edilmesi nedeniyle aynı gün yanında sanık ... ile Akbank Şubesi'nde para tahsil etmek amacıyla beklerken yakalandığı, sanık ...'in yakalanmadan önce sanık ...'a “Git parayı çek. Yatırmışlar.” dediğinin kendilerini takip eden emniyet görevlileri tarafından duyulduğu ve tutanağa bağlandığı, bu şekilde sanıkların iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2.Sanık, ismini ... olarak tanıtan ve mal pazarında tanıştığı temyiz dışı sanık ...'in kendisinden hesap numarasını istediğini, hesabı olmadığından arkadaşı olan temyiz dışı sanık Murat Saklanan'ın hesap numarasını verdiğini, Salih'in gelen parayı getirince harçlık vereceğini söylediğini, gelen paranın dolandırıcılık suçu konusu olduğunu bilmediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanık ve temyiz dışı sanık beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı ile 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37724, K. 2024/9035, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-37724-e-2024-9035-k-fdbef16c9e9d