Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/1455 E. 2024/9036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1455
- Karar No
- 2024/9036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/527 E., 2019/781 K. SUÇ : Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2013 tarihli ve 2012/263 Esas, 2013/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Kararın sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 11.07.2019 tarihli ve 2017/3958 Esas, 2019/7782 Karar sayılı kararı ile; suça konu sahte noter vekaletnamesinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz istemi, cezanın üst hadden tayin edilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 2.Sanığın temyiz istemi usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın kendisini ... olarak tanıttığı ve katılan ...'nın kimlik bilgileri ile sahte olarak oluşturduğu ve kendi resmini yapıştırdığı nüfus cüzdanını notere ibraz ederek katılan ...'a vekalet verdiği, katılan ...'nın da gerçekte katılan ...'a ait olan tapulu taşınmazı katılan ...'nın oğlu olan katılan ...'a sattığı, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2.Sanık suçlamayı kabul etmiştir. 3.Tapu senedi, noter belgeleri, suça konu vekaletname aslı, sahte kimlik fotokopisi, katılan ... 'ın sanığı teşhis tutanağı dosya içerisindedir. 4.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suça konu sahte noter vekaletnamesinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılanlar vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.