Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14291 E. 2024/9037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14291
- Karar No
- 2024/9037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/285 E., 2014/258 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların cezalandırılması gerektirir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ın, sanık ...'yu alacaklı, kendisini borçlu ve katılanı kefil olarak gösterip katılan adına takliden imzaladığı bonoyu sanık ...'ya verdiği, sanık ...'ın da bonoya dayalı katılan ve sanık ... aleyhine icra takibi başlattığı, ancak tahsilat yapılmadığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu suretle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kamu davaları açılmıştır. 2.Sanık ..., sanık ...'a 12.500,00 TL borç verirken devlet kurumunda çalışan bir kefil istediğinden katılan ile gelip suça konu bonoyu yanında imzaladıklarını, alacağını tahsil edemeyince icra takibi başlattığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Sanık ..., sanık ...'dan borç aldığında memur ya da maaşı olan güvenilir bir kefil getirmesini istediğinden önceleri samimi olduğu katılandan rica ettiğini, kabul etmesi üzerine birlikte suça konu bonoyu düzenlediklerini, katılanın imzaladığını, sanık ...'dan aldığı 12.500,00 TL paranın 2.500,00 TL'sini katılana borç verdiğini, katılana daha önce de borç verdiğini ve karşılığında 14.500,00 TL bono aldığını, ancak katılanın borçlarını ödemediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3.Katılan, sanık ...'yu tanımadığını, diğer sanık ... ile babası arasında icra takibi ve kendisiyle başka icra takibi olmasından dolayı husumet bulunduğunu, suça konu bonodaki imzaların kendisine ait olmadığını beyanla şikayetçi olmuştur. 4.Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi raporlarına göre, senet önü üstündeki el yazıları ve ön yüzdeki ilk imzaların sanık ...'a ait olduğu, ikinci imzaların kendi içinde uyumlu ama katılanın imzalarıyla farklı olup uyuşmadığı, senedin ön yüzdeki imzaların sanık ...'ya ait olmadığı, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğü raporuna göre de, inceleme konusu senette katılan adına atılı kefil imzaları ile mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir, alışkanlıklar ve kalem baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzaların katılanın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı görülmüştür. 5.Mahkemece Adli Tıp kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.05.2014 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.