Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20439 E. 2024/9385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20439
- Karar No
- 2024/9385
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/363 E., 2015/62 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/363 Esas ve 2015/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 3.680,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, kimliğini kaybettiği bir dönemde mahkûmiyete konu olayın gerçekleştiğine, eylemin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğine, katılan ile görüşmediğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan, 10.11.2011 tarihinde sahibinden.com isimli internet sitesinde cep telefonu satış ilanını gördüğünü, bu telefonu satın almak için telefonu ilan veren şahıs ile görüştüğünü, şahsın ". .. .." numaralı GSM hattı üzerinden kendisiyle görüştüğünü ve kendisini ... olarak tanıttığını, aralarında anlaşma sağlanması üzerine bildirilen hesap numarasına 1.840,00 TL gönderdiğini, ancak daha sonra telefonun kendisine gönderilmediği belirterek şikâyetçi olmuştur. 2. Sanık atılı suçu kabul etmemiştir. 3. Katılan ... ile görüşen "0 532 ... .. .." nolu abonenin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilebilmesi için Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.ye yazı yazılmış, cevaben söz konusu hattın ... adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. 4. Mahkemece, sanığın internet üzerinden gerçekte olmayan 2. el telefonun katılana satışını vadederek haksız menfaat temin ettiği gerekçesiyle temyiz konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2.İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/363 Esas ve 2015/62 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanık savunması ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/363 Esas ve 2015/62 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.