Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36196 E. 2025/438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36196
- Karar No
- 2025/438
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/446 E., 2017/864 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2015/294 Esas, 2016/507 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f,43,62,52, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis ve 160.760'şar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 43,62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/446 Esas, 2017/864 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne ve suçlar sübut bulduğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Türkiye Katılım Finans AŞ vekilinin temyiz isteği; suçtan zarar göre olup yerel mahkemece katılma kararı verilmesine rağmen bölge adliye mahkemesi tarafından yargılamada duruşmadan haberdar edilmeden yargılama yapılıp karar verildiğine, suçlar sübut bulduğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. Maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.11.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde duruşmalı olarak yapılan yargılamada, suçtan zarar gören ve ilk derece mahkemesinde katılmasına karar verilen Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekiline duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, delil sunma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234/1-b maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.