Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35974 E. 2023/2608 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35974
- Karar No
- 2023/2608
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2012 tarihli ve 2011/463 Esas, 2012/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2012 tarihli ve 2011/463 Esas, 2012/438 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.01.2017 tarihli ve 2014/8281 Esas, 2017/392 Karar sayılı kararı ile "eylemin 5237 sayılı 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2017/70 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2017/167 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak 1412 sayılı 326/son maddesi uyarınca kazanılmış ... gözetilerek sanığın 2 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; suça konu dolandırıcılık olayına bilmeden karıştığına, savunmasında adı geçen kişilerin hesaplarında haciz olduğunu, para yatırıp çekemediklerini söylemelerini üzerine yardım etmek amacıyla banka hesabı açtırıp parayı bu kişilere verdiğine, zor durumda olduğu bir dönemde evlerinde kaldığı için minnet duygusuyla bu şekilde davrandığına, suçsuz olduğuna ve beratini istediğine, vesaire ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, ... isimli şahsa yardım ettiğine, suç kastının olmadığına, ...'ün yargılamaya dahil edilmesi gerektiğine, suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olup olmadığının tartışılması gerektiğine, mazeret bildirmesine rağmen son duruşmada müdafii olmadan sanığın savunması alınarak hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde katılan ... ...'i kullanmış olduğu cep telefonunu arayan erkek bir şahsın kendisini Mamak Emniyet Müdürlüğünde görevli başkomiser olarak tanıtarak katılana terör örgütünün bilgilerini ele geçirdiğini, bu bilgilerle birçok kişinin dolandırıldığını, terör örgütü ile hareket eden bu kişilerin yakalanabilmesi için banka hesabına para yatırması gerektiğini söylediği, katılanı ikna edebilmek için sürekli telsiz sesleri eşliğinde konuşulduğu, birkaç saat telefonun kapanmasına müsaade etmediği, bu şekilde iradesi sakatlanan katılanın sanık ...'ın hesabına 32.860,00 TL para yatırdığı, sanığın da parayı çektiği, sanığın aynı gün tekrar işlem yapmak üzere banka şubesine geldiğinde yakalandığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... soruşturma aşamasında vermiş olduğu ilk ifadesinde; Gaziantep ilinde ablası ile birlikte yaşadığını, kendisinin ve çocuklarının geçimini erkek arkadaşı ...'ın karşıladığını, 09.09.2011 günü daha önce Antalya'da barda tanıştığı ... isimli arkadaşının kendisini aradığını, Gaziantep'e geleceğini ve kendisine yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, aynı gün ... ile bir kaç kez görüştüklerini, ...'nın kendisini değişik numaralardan aradığını, Finansbank ve Yapı Kredi Bankası'na ait hesap numaralarını ...'ya verdiğini, aynı gün saat 15.00 sıralarında Yapı Kredi Bankası'nda bulunan hesabına yatan 3.800,00 TL parayı çektiğini, ... ve tanımadığı bir erkek şahsın kendisini bankanın dışında beklediğini, parayı ...'ya verdiğini, 12.09.2011 günü ...'nın kendisini yine değişik bir numaradan arayarak Finansbank hesabına para yatacağını ve parayı çekip kendisine vermesini söylediğini, 32.860,00 Türk Lirası parayı çekerek ... ile yanında bulunan erkek şahsa verdiğini, bu yardımına karşılık ...'nın çocuklarına yiyecek ve giyecek aldığını, 13.09.2011 tarihinde kendisini arayan ...'nın paranın eksik yattığını geri kalanını çekip gelmesini istediğini bankaya gittiğinde yakalandığını, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir. 3. Sanık Cumhuriyet savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadesinde ise; 09.09.2011 günü ... ve ... isimli şahısları ziyarete gittiğini, bu kişileri üç yıldır tanıdığını, ... ve ...'nın kendilerine para gönderileceğini ancak hesaplarında sorun olduğunu söyleyerek kendisinin hesabına yatırıp yatıramayacaklarını sorduklarını, kendisinin de tanıyıp güvendiği için kabul ettiğini, bu şekilde aynı gün hesabına 3.800 TL para geldiğini, bankaya ... ile birlikte gittiğini, ...'in dışarıda beklediğini, parayı çekip ...'e verdiğini, birkaç gün sonra Gaziantep'e döndüğünü, 12.09.2011'de ...'in tekrar kendisini arayarak Gaziantep'e geleceğini, yine hesabına para yatırılacağını söylediğini, ... mağazasının önünde buluştuklarını, 32.860,00 TL parayı çekerek ...'e verdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir. 4. Sanık savunmasında ise, ... ... isimli erkek arkadaşı ile üç yıldır İskenderun'da yaşadığını, olay tarihinde Gaziantep'e ablasını ziyarete geldiğini, ...'ın ablası ve eniştesinin kendisini arayarak hesaplarında haciz bulunduğunu, kardeşinin para göndereceğini bu parayı çekip İskenderun'a geldiğinde kendilerine vermesini istediklerini, söyledikleri gibi parayı bankadan çekerek ... ve ...'ya verdiğini, adı geçen kişilerle İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/ 433 esas sayılı dosyasında birlikte yargılandıklarını ifade etmiştir. 5. Tanık ... beyanında; sanığı kayınbiraderi ... ...'in kız arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, olayla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını, eşi ...'nın sanık ... yüzünden kardeşinin boşanmasını istemediği için sanığın bu tür olaylarda eşinin ve kendisinin adını verdiğini, kesinlikle sanığa ait hesap numarasını kullanmadığını ifade etmiştir. 6. Sanık ... ile katılan ... arasında uzlaşma sağlanamamıştır. 7. İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/433 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...e yönelik dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, kararın ise uzlaştırma işlemlerinin gereğinin yapılması amacıyla bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 8. Mahkemece, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik suç kastının bulunmadığına ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmeyerek erkek arkadaşı ...'ın kardeşi ... ve eniştesi ...'e yardım etmek amacıyla hesap numarasını verdiğini ifade etmiş ise de, yardım etme niyetiyle hareket ettiğini ve suçsuz olduğunu iddia eden sanığın, yakalandığında olayı olduğu gibi anlatmak yerine, kurgudan ibaret tamamen hayali isimler ve olaylar uydurmak suretiyle yanıltıcı beyanda bulunmuş olmasının başından beri suç işleme kastı ile hareket ettiğini göstermesi nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2017/167 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.