Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35339 E. 2025/5074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35339
- Karar No
- 2025/5074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde, Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanıklar ..., haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanıklar ..., ..., müdafii, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının, temyiz başvurularının incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 5237 sayılı Kanun'un 158/1. (e), (f), (j), (k) ve (l) maddelerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği ve sanık ...'ın elde ettiği haksız menfaat miktarının 8.237,99 Türk lirası, ...'ın elde ettiği haksız menfaat miktarının ise 6.545,27 Türk lirası olduğu gözetilmeden, adli para cezasının elde edilen haksız menfaatin iki katı olacak şekilde 823 ve 654 gün üzerinden belirlenmesi yerine, 785 ve 510 gün üzerinden belirlenerek ve sanık ... hakkında da 1630 gün olarak belirlenen temel adli para cezası tayininden sonra, 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım, 168/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim ve 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanması sonrasında, sonuç adli para cezası 20.360,00 Türk lirası olması gerekirken 19.960,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ...'ın, müdafi huzurunda kollukta alınan ifadesi ve muhakkik huzurundaki beyanı nazara alındığında, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanıklar ..., ..., ......, ..., ..., ..., ... haklarında zincirleme kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanıklar .., ... , sanık ... ve Cumhuriyet savcısının, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanıklara yüklenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'in davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, katılmasına karar verilip, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... , sanık ..., sanık ..., sanıklar ..., ... müdafii, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilen bölümün çıkarılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Sanıklar ..., ..., ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... , sanık ..., sanık ..., sanıklar ..., ..., müdafii, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz başvurularının incelenmesinde; Sanıkların 2002-2007 yılları arasında düzenlenen sahte sağlık kurulu raporlarına istinaden, katılan kurumdan haksız şekilde iş göremezlik ödeneği alarak, katılan kurumu zarara uğrattıkları iddia olunan olayda; iddianamede suça konu sağlık kurulu raporlarında imzaları bulunan doktorlar ve görevli personeller yönünden, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki görevli personel ve doktorlar hakkında soruşturma için şikayetçi kurum tarafından Sağlık Bakanlığına bilgi verildiği, Sağlık Bakanlığı müfettişlerince olayın soruşturmasına başlanmış olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki görevli personel ve doktorlar hakkında soruşturma başlatılıp, başlatılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve mümkünse birleştirilmesi, değilse bu dosyayı ilgilendiren belgelerin dosya arasına alınması, ilgili görevli personel ve doktorların eylemlerinin sübutu halinde, 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunu oluşturacağı, dosya sanıklarının eylemlerinin de TCK’nın 40/2. maddesindeki bağlılık kuralı uyarınca bu suça iştirak kapsamında kalacağı gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanıklar ..., ..., sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanıklar ..., ..., 'ın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.