Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35252 E. 2024/3926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35252
- Karar No
- 2024/3926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/331 E., 2016/154 K. SUÇLAR :Tefecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik , bedelsiz senedi kullanma ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyizi yönünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın doğrudan zarar görme ve davaya katılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyizi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,24.03.2016 tarihli ve 2015/331 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında , 1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 kez 3 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. Tefecilik suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241 maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü madesi,52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; mahkemece hukuki ihtilaf nedeniyle verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında tefecilik suçu yerine Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ...'un bankaların kendisine kredi vermemesinden dolayı sanıktan 22.000 TL borç para istediği, sanığın kendisine bu kadar nakit parayı temin edememesi halinde sanığın kardeşine ait olan Renault Megane 2 marka aracını verebileceğini söylediği,sanığın borcu garanti altına almak için ...en aylık 1.000 TL ödemek koşulu ile 38 ay vadeli taahhütname imzalattığı, sanığın ne parayı ne de kardeşinin aracını ...e vermediği, katılanın yaklaşık 14-15 ay maaşından 1.000 TL'lik kesinti yapıldığı, bu borç dolayısıyla Çelikhan İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2012/2799 Esas sayılı dosyası ile asıl alacak olan 38.000 TL meblağlı icra takibi yapıldığı, Katılan ...'in sanıkta bulunan Renault Megane marka aracı satın almak istediği ve sanık ile bu araç için 20.000 TL'ye anlaştığı, 10.000 TL'lik kısım için senet düzenlendiği, geri kalan 10.000 TL'nin 1.500 TL'sini ortak tanıdıkları olan Mustafa Ekinci ve Mehmet Gürsu'dan alacağına mahsup edip, kalan 8.500 TL parayı aracın devrini aldığında ödemek üzere anlaştıkları, Malatya'dan Adıyaman'a şüpheliyi bırakmak için yola çıktıkları arabada tanık ..., ... ve şüphelinin bulunduğu, şüphelinin boş bir senedi kendi el yazısı ile yazdığı ve ...ın da bu senedi imzaladığı, daha sonra şüphelinin yırttığını söylediği senet hakkında Besni İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2012/406 Esas sayılı dosyası 10.000 TL meblağlı icra takibi başlattığı, Katılan ...'ın 2012 yılında borç paraya sıkıştığından dolayı sanığın de faizle borç para verdiğini öğrenmesi üzerine 6.000 TL istediği, sanığında %5 faiz karşılığında para verebileceğini ...a söylediği ve ...ın 6.000 TL meblağlı senet imzaladığı, sanığın parayı ...ın hesabına göndereceğini söylediği ancak ilerleyen günlerde de sanığın bu 6.000 TL' yi ...a vermediği bunun üzerine ...ın senedini geri istediği ancak sanığın senedi yırttığını ...a söylediği buna rağmen sanığın ikametinde yapılan aramada ... adına düzenlenmiş 6.000 TL meblağlı senedin bulunduğu, Katılan ...'in sanık ile bir aracı satın almak için 2013 yılı Nisan ayında pazarlık yaptığı, sanığın aracın değerini 10.000 TL olarak ...a söylediği ...'in sanığa 2.500 TL peşin para verdiği, geri kalan 7.500 TL için senet düzenledikleri ancak ...ın, sanığın tefecilik yaptığını öğrenmesi üzerine aracı almaktan vazgeçtiği, nakit olarak vermiş olduğu 2.500 TL'yi ve senedi geri istediği, şüphelinin ...a 2.000 TL'sini iade ettiği ancak 7.500 TL meblağlı senedi yırttığını söylediği, buna rağmen sanığın ikametinde yapılan aramada ... adına düzenlenmiş 7.840 TL meblağlı senedin bulunduğu iddia ve kabul edilmiştir. 2.Sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de; daha önceden birbirlerini tanımayan müşteki ve katılanların birbirlerini destekler beyanları, katılanlar ile sanık arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumet olmaması, icra dosyaları, sanık ile katılanlar arasında her hangi bir borç ilişkisini doğuracak bir ticari ilişkinin ispat edilememesi, ve tüm dosya kapsamından sanığın nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik yapmak suçunu işlediği sabit görülerek sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde; Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve nitelikli dolandırıcılık" suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin bu suçlar yönünden doğrudan zarar görme ve davaya katılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde; 1.Mahkemece dosyadaki mevcut belge ve bilgilerin sanığa okunması karşısında tebliğnamedeki görevsizlik kararının sanığa okunmaması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/331 Esas, 2016/154 Karar sayılı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmayan katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin, kanun yoluna başvurma hak ve yetkilerinin olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/331 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.