Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35229 E. 2025/1699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35229
Karar No
2025/1699
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/196 E., 2014/445 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma Her ne kadar tebliğnamede sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ... , ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bu örgüte üye olma suçlarına yönelik görüş belirtilmiş ise, adları geçen sanıklar hakkında belirtilen suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışı tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., Abdulhakim Ayhan, ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Ana Dosyada Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri, Sanık ... Hakkında 2007/288 Esas Nolu Dosya ile Birleşen Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Beraat Hükmü ve Sanık ... Hakkında 2009/166 Esas Nolu Dosya Birleşen ve Nitelikte Dolandırıcılık ile Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde Sanıklar ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ye yüklenen “resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-d ve 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımlarının, kesen son sebep olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 05.10.2007 tarihinden, sanık ...'ye yüklenen "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-d maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 25.03.2008 tarihinden, sanık ...'a yüklenen "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-d maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 28.01.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Hakkında 2007/288 Esas Nolu Dosya ile Birleşen ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Düşme Hükmü ile Sanık ... Hakkında 2008/161 Esas Sayılı Dosya ile Birleşen ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Düşme Hükmünün İncelenmesinde Şanlıurfa ilinde faaliyet gösteren Özel ... polikliniğini birlikte çalıştıran sanıklar ... ve ...'ın nitelikli dolandırıcılık eylemlerinin 2007 yılına kadar devam ettiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle aynı Kanunun 66/1-d maddesi gereğince 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bu sürelerin, hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden yargılamaya devamla düşme hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, Cumuriyet savcısı, katılan vekili ile sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 26.03.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ... ve ... Hakkına Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerinin İncelenmesinde Sanıklar ... ve ...'ın Özel ... Polikliniğinin kurucu ortakları oldukları, diğer sanıklar ..., ..., Z. ... , ... ve ... de bu poliklinikte doktor olarak çalıştıkları, polikniliğe muayene olmuş gibi gösterilen hastalardan ... ve ... muayene olmadıkları halde adlarına iğneler yazıldığı, yine hasta olarak gözüken ... ve ..., ... ve ..., ... ve ... ve ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... , ..., ... , ..., ..., ... adına tetkik ve tahlil yapılmış gibi gösterildiği ve reçete yazıldığı, bu işlemlerin müşteki kuruma fatura edildiği iddia edilen olayda, atılı eylemlerinin 2005 yılı Aralık ayına kadar devam ettiği ve sanıklar ..., ...,..., ... ve ...'ye atılı eylemlerin sübutu halinde diğer sanıklar ... ve ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak olup 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle aynı Kanunu'u 66/1-d maddesi gereğince 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımını son kesen sebebin sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 15.11.2011 tarihi olduğu, bu haliyle zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden yargılamaya devamla düşme hükümleri kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35229, K. 2025/1699, T. 11.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-35229-e-2025-1699-k-888945a414ac