Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34668 E. 2026/7706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/34668
Karar No
2026/7706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/145 E., 2015/400 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ...''ın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce aynı adrese kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

I. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1)Dava konusu ... şubesine ait 14.04.2009 tarih ve İstanbul keşide yerli 9.770 TL bedelli ... adına düzenlenmiş çekin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ( ...) tarafından bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, ...'nin alacağını tahsil edemediği, yapılan bilirkişi incelemesinde çekin keşideci görünen ... tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, ...'nin sahibi ve yetkilisi olan katılan ...'nin dava konusu çeki Afyon'da mermer fabrikası sahibi ...'dan aldığını, çekte ...' ın cirosu bulunmadığını, ...'ın kendisine bu çekin yanında çalışan ...'un şahsi alacağı ile ilgili olup deneyimi olmadığı için patronu ...'a tahsil için verdiğini, ...'ın eline bu şekilde geçtiğini, ...'ın eline ne şekilde geçtiğini bilmediğini beyan ettiği, bu beyanın tanık ... tarafında da doğrulandığı, tanık olarak dinlenen ...'ın aşamalardaki beyanlarında özetle, ''kardeşine ait aracı sanıklar ... ve ...'a sattığını, aracın devrini ...'a verdiğini, karşılığında dava konusu çeki sanık ...'dan aldığını, 1000 TL'lik iskonto karşılığında çeki ...'ye bozdurduğunu, çekin sahte olduğunu bilmediğini'' beyan ettiği, çekte cirosu bulunan ...'ın ''kardeşim olan ... ile ortak iş yaparız. ... ... Ltd. Şti nin sahibidir, söz konusu çeki kardeşime mermer sattığımız İsmail ... ve ... isimli kişiler vermiş, daha sonra bu çeki Afyonda bulunan ... isimli kişiye aldığımız mermer karşılığında verdik, çeki aldığımız kişilere şu an ulaşamıyoruz. '' dediği; çekte cirosu bulunan ... Ltd. Şti. yetkilisi sanık ...'ın ''kardeşim olan ...'ın yaptığı işlemlerle bir ilgim yoktur, dava konusu çeki ona ben getirmedim, ... benim adıma ... şirketini açtı, noterde bir takım imzalar attım, sonrasında ne oldu bilmiyorum.'' şeklinde ifade verdiği; 03.06.2014 tarihli Aydın Jandarma Kriminal raporuna göre; incelemeye konu çekin arka yüzünde ... Ltd. Şti. adına basılı kaşe üzerine atılı imzanın sanıklara ait olup olmadığına ilişkin yapılan incelemenin tamamlanamadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanıklar ... ve ...'ın yeniden dinlenilerek, dava konusu çeki ...'a hangi ticari ilişki nedeniyle, mermer alım satımı mı, araba alım satımı nedeniyle mi verildiği konusunun açıklığa kavuşturulması, keza dava konusu çeki sanıklardan araba alım satımı karşılığında aldığını beyan tanık ...'ın yeniden dinlenilerek, sanıklarla arasındaki ticari ilişkiye konu olan aracın plakasının sorulması, bu aracın öncesinde kime ait olduğu, kime devredildiği, ne kadara devredildiği hususlarının açıklattırılması, aracın devrine ilişkin sözleşmedeki alıcı ve satıcının dinlenilmesi, çekin arka yüzünde ... Ltd. Şti. adına atılan imzanın kime ait olduğu konusundaki bilirkişi incelemesinin tamamlattırılması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma istediğinde bulunmayan sanık ...'ın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu belirtildiğinden; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre hüküm tarihinde yargı çevresi dışında Dalaman Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 3) Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin ediliği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin haksız menfaat tutarının 9.770,00 TL olduğu gözetilmeden temel gün sayısının asgari hadden uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,

Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafi, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede; Yapılan yargılamada sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanıkların ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34668, K. 2026/7706, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-34668-e-2026-7706-k-570a6a188a92