Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34143 E. 2024/6503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34143
- Karar No
- 2024/6503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/282 E., 2016/193 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/282 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1'er yıl 6'şar ay 22'şer gün hapis ve 3.100,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın, diğer sanıktan neden alacaklı olduğunu ispat etme zorunluluğu olmadığına, suça konu senette tahrifat yapıldığını bilmeden icraya koyduğuna, icra takibinin her iki senet borçlusu hakkında da yapıldığına, Mahkemece aldatma kabiliyeti araştırması yapılmadığına, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulmasına, Sanık ...'in temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan tarafından, borç meblağı 1.000,00 TL olarak düzenlenen suça konu bononun imzalanarak ayrıldığı eşi olan sanık ...'e verildiği, sanık ... tarafından söz konusu bonoda tahrifat yapılarak "1.000 TL" olan borç miktarının "54.000 TL" olarak değiştirildiği, tahrif edilmiş suça konu bononun sanık ... tarafından, katılan ve sanık ... (...) Kanber aleyhine kambiyo takibine konu edildiği, takibin başlangıcında dosya borçlularından sadece katılan adına ödeme emri tebligatı çıkarıldığı, katılan vekili tarafından dosyaya vekalet sunulmasından sonra sanık ... (...) Kanber'e de ödeme emri tebliğinin talep edildiği, ancak takip dosyasında herhangi bir tahsilat yapılamadığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ...'in savunması suça konu bonodaki tahrifatın kendisi tarafından yapıldığına, sanık ...'nın savunması yapılan tahrifattan bilgisi olmadığına ve suça konu bononun aralarındaki alacak borç ilişkisinden dolayı diğer sanık tarafından kendisine verildiğine yönelik ise de dosya kapsamı karşısında sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır. 3. Kriminal rapor ile senetteki tahrifatların tespiti yapılmış; Mahkemece de söz konusu rapor savunmaları alınırken sanıklara okunmuştur. 4. Suça konu bononun dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, dosya kapsamına alınan suça konu bono aslı üzerinde heyetçe yapılan gözlemde, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen yasal unsurları taşıdığı ve belgedeki sahteciliğin objektif olarak aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilerek inceleme yapılmıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... müdafii ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/282 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğu, diğer yönlerden ise oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 14/05/2024 tarihli, ilamındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık resmi belgede sahtecilik suçunun hem konusu hem delili olan ve Manavgat adli emanetinin 2015/404 sırasında kayıtlı emre yazılı senedin üzerinde yapılan değişikliklerin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. I-OLAY: Sanıklar ... ve ... tarafından (katılanın borçlu, lehtarın sanık ... ... ve son hamilin sanık ... olduğu, 09.10.2013 tarihli 54.000,00-TL bedelli ve 15.10.2013 vade tarihli bonoya dayalı olarak) katılan ... aleyhine Manavgat 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3224 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibinde bulunulmuş, senedin sahteliğinin ileri sürülmesi üzerine sanıklar hakkında TCK'nin 204/1 ve aynı Yasa'nın 158/1-d, 35 maddeleri sevki ile kamu davası açılmıştır. II-YARGISAL SÜREÇ: A-Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2015, 2015/4835-393 sayılı iddianamesiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. B-Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarih, 2015/282 Es., 2016/193 Kr., sayılı kararıyla her iki sanığın TCK'nin 204/1 ve 62 ve yine aynı Yasa'nın 158/1-d, 35 ve 62 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir. C-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2021 tarih 2016/358194 sayılı tebliğnamesi ile hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir. III-DEĞERLENDİRME: A- İlk derece mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçunun konusu ve delili olan emre yazılı senet üzerinde gözlem yapılmadığından belge aslı üzerinde heyetçe gözlem yapılmıştır. B-Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarından verilen 17.09.2015 tarih 2015/6180-2545 sayılı uzmanlık raporunda senetteki tanzim yazılarının (kırmızı/yeşil renkli kuru kalemler ile daire içerisine alınan bölümler hariç ... eli ürünü olduğu; senedin arka yüzündeki ... ve TC kimlik numarası yazılarının ... eli ürünü olduğu; arka yüzündeki ... yazılarının sanık ... eli ürünü olduğu; "Türk lirası" ve "tanzim tarihi" hanelerinde bulunan (yeşil kuru kalemle daire içine alınmış 4, 1,1 rakamlarının orijinalinde yazılı olmayan rakamların üzerine yazılmış olması ve üzerlerinden mükerrer geçişler yapılmış olması nedeniyle kişiye atfedilecek nitelikte kaligrafik ve karekteristik özellikler ihtiva etmediğinden tahrifat yapılan hanelerde bulunan "4,1,1" rakamlarının ..., ..., ... ve ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat bildirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Aynı raporda ... adına atılan imzanın bu şahsın eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, ... adına atılan imzanın da ... eli ürünü olduğu; ... adına atılan imzanın da yine aynı kişinin eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Aynı raporda senedin ödeme tarihinde "5.10.2013" olan tarihin önüne (1) rakamı ilavesiyle "15.10" tarihine dönüştürüldüğü ve aynı cins mavi mürekkepli kalem ile senedin içerik bilgilerinde ödeme tarihinin yazıldığı haneye "15 Kasım 2013" yazılmak suretiyle tahrifat yapıldığı, ayrıca senedin tanzim tarihinde "09/10/2013" şeklinde okunan tarihin gün hanesinin birler basamağında orijinalinde bulunan rakamın üzerine farklı bir cins mavi mürekkepli kalem ile (1) rakamı ay hanesinin onlar basamağında orijinalinde bulunan rakamın üzerine yine (1) rakamı yazılması suretiyle tarihin "09.10.2013" tarihine dönüştürülmesi suretiyle tahrifat yapıldığı belirtilmiştir. (Raporda tahrifat öncesi gün ve ay rakamlarının neye tekabül ettiğine dair bir tespit yoktur.) C-Gerek iddianame gerek hükme dayanak alınan Jandarma Kriminal Laboratuvarından verilen rapor içeriğinden, başlangıçta 1.000,00-TL bedelli olarak düzenlenen emre yazılı senedin üzerinden yapılan tahrifatlarla 54.000,00-TL bedelli hale dönüştürüldüğü, bu yapılırken de (1) rakamının (4) rakamına dönüştürüldüğü, önüne de (5) rakamının yazıldığı, "bin" yazısının önüne "Elli Dört" ibaresinin eklendiği anlaşılmaktadır. D-Yerel mahkemece yukarıda içeriği özetlenen Jandarma Kriminal Laboratuvarından verilen rapora dayalı olarak sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak CMK'nin 217/1 maddesi uyarınca hakimin hükme dayanak aldığı delillerle yüzleşmesi şart olduğu halde sahtecilik suçunun hem konusu hem de delili olan emre yazılı senedin duruşmaya getirtilip incelenmediği, özelliklerinin tutanağa bağlanmadığı anlaşılmaktadır. E-Bu noksanlık temyiz incelemesi sırasında Heyetçe yapılmış ve sayın çoğunluk tarafından suça konu bononun TTK'daki tam yasal unsurları taşıdığı ve sahteciliğin objektif olarak aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık senedin bedel hanesinde rakamla ve yazıyla yapılan ilave ve değiştirmelerin tanzim ve vade tarihlerindeki dönüştürmelerin çıplak bir gözle dahi açıkça belli olduğu, yapılan düzeltme ve ilavelerin yanında herhangi bir (yapana aidiyeti belirleyen) parafın da olmadığı azınlık görüşü olarak gözlemlenmiş ve karşı oy konusu yapılmıştır. Aşağıda resmi belgede sahtecilik suçunun konusu ve delili olan senedin fotoğrafı karşı oy içeriğine resmedilmiştir. Açıkça görüldüğü üzere bedel hanesindeki rakam ve yazıların tanzim tarihi ve vade tarihindeki rakamların üzerlerinde oynama ve eklemeler yapıldığı, böylece senet bedelinin borçlu aleyhine arttırıldığı konusunda çıplak bir gözle dahi kanaat sahibi olunabilmektedir. Dolayısıyla bu senetteki tahrifat ve eklemelerin objektif aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. IV-SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle sanıklara atılı sahtecilik fiilinin hem konusu hem de delili niteliğinde emre yazılı senetteki dönüştürme ve eklemelerin objektif olarak aldatıcılık niteliğini taşımadığı buna göre atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanısında olduğumdan sayın çoğunluğun sahtecilik suçları yönünden onama görüşüne katılmıyorum. 14.05.2024